Yazar: kays

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: ‘Kılıçdaroğlu, FETÖ’den Besleniyor’

Haber Kaynağı; www.iha.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Best FM’de Ufuk Karcı’nın gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Kılıçdaroğlu’nun iddialarına ilişkin açıklamalar yapan Turan, “Kumpas Davaları, aslı olmayan iddialar bizim kaderimizi belirleyemez” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği belgelerin daha önceden FETÖ tarafından dile getirildiğini söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeleri, Twitter’dan FETÖ’nün Fuat Avni’si Said Sefa altı buçuk ay önce açıkladı. Bunlar yeni değil. Belgeler zaten yanlış. Kılıçdaroğlu, FETÖ’den besleniyor. Açıkladığı belgelerde para akışı yurt içinde. Halk Bankası ile Albaraka Türk Katılım Bankası arasında. Yurtdışına giden veya gelen para yok. CHP, şu anda bambaşka bir parti. Mustafa Kemal’in, İnönü’nün, Ecevit’in CHP’si çok farklı bir durumda. Kimse, CHP’nin beş tane genel başkan yardımcısını sayamaz. Kılıçdaroğlu geldi, CHP çok değişti. ABD’deki kumpas davasını takip ettikleri kadar Sincan’daki 15 Temmuz davalarını takip etmiyorlar. Baykal dönemi çok daha farklıydı. ABD’den evrak alacağım, FETÖ’nün tweetinden evrak alacağım şeklinde bir siyaset yoktu” dedi.

“Kandil’de kedi olup, Ankara’da aslanlar”
HDP’li milletvekillerinin, Selahattin Demirtaş’ın görüşüne gidemediklerine dair şikayetlerini değerlendiren Bülent Turan, “Bir mahkumun olduğu yerde her gün görüşme olmaz. Bakanlık, belli sayıda vekilin görüşmesine izin veriyor. Buna HDP değil, bakanlık karar verir. Bu işin esası şudur; HDP, silah siyasetine devam ediyor. Maalesef silahlara susturucu oluyorlar. Bu grup, demokratik siyaseti takip etmiyor. Örneğin 6 – 7 Ekim olaylarında tweetler atarak insanları sokağa davet ettiler. Kandil’de kedi olup, Ankara’da aslan olmaya çalışıyorlar. Birçok medya grubu Demirtaş’ı parlatmaya çalıştı. PKK, HDP’ye oy vermeyen birçok insanı katledecek kadar gözü dönmüş. HDP, Türkiye’nin partisi değil, Kandil’in partisidir” dedi.

“BM’nin ambargosu delinmedi”

ABD’de devam eden dava hakkında konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Burada, BM’nin ticaretine yönelik veya ambargosuna yönelik bir suç yok. ABD, İran’la ticaret yapabiliyor. Burada ABD’nin ticari derdi var. Bu davalarla ilgili Türkiye’de bir yargılama oldu, karar verildi. Aynı iddialarsa, bir şarlatanın iddiası ise ciddiye alınmaz. Eğer CHP, yolsuzluklara karşıyım diyorsa önce Ataşehir Belediyesi’ne bir bakmalı. O Adalet Yürüyüşünü, Ataşehir’e kadar yapmalıydılar. Bu ABD’deki dava yolsuzluk davası değil. Bir kumpas davasıdır” diye konuştu.
Kavga edenler herkes değil
Bütçe görüşmeleri esnasında yaşanan gerilimleri değerlendiren Turan, “Her partinin dokunulmaz kırmızı çizgileri var. Bunlar ihlal edilince bazen böyle görüntüler yaşanıyor. Keşke yaşanmasa. Aslında sürekli kavga olmuyor. O kavgalara karışanların sayısı çok az” ifadelerine yer verdi.

Utku Yaşar Cüce

Türkiye’den ABD’ye Sert Çıkış: Hadlerini Aşıyorlar

Haber Kaynağı; www.haber7.com

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Kanal 7 ekranlarında gündeme dair çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kanal 7’de Mehmet Acet’in sunduğu ”Başkent Kulusi” programına konuk olan Turan, Rıza Sarraf konusunda da ABD’nin Türkiye’ye yönelik haddini aşan bir tavır sergilediğini söyledi.

Artık el pençe önde selam veren liderlerin geride kaldığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her masaya eşit oturduğunu söyleyen Bülent Turan bundan rahatsız olanlarında buna alışacağını ifade etti. ”DEAŞ BİR GECEDE BİTTİ”

Bir gecede DEAŞ bitti biliyor musunuz? Bir gecede. Şimdi ne DEAŞ’ı konuşan var ne ne ‘Türkiye ile ilişkisi var’ diyen var. Bunu CHP’de konuşmuyor uluslararası güçler de konuşmuyor. Bu oyundu demem de kastım bu.

”YENİ BİR SÜREÇ OLUŞTURDULAR”

Şimdi Uluslararası alanda bir imaj oldu bunu üzülerek söylüyorum. Türkiye bu işe hizmet ediyormuş gibi algılandı söyletildi. Ve bununla ilgili Cumhurbaşkanımızla uluslararası alanlarda ithamlarda bulunuldu mahkeme iddiaları oldu. Şimdi bu yeni süreçte de aynen sanki yolsuzlukla ilgili benzer konularla ilgili ABD’nin ambargo konusuyla ilgili hükümetinde bu işte dahili varmış gibi bir süreç başlatılmaya çalışılıyor.

”İMAJI BOZDURULMAYA ÇALIŞILAN BİR TÜRKİYE VAR”

Uluslararası alanda daraltılmaya imajı bozdurulmaya çalışılan bir Türkiye’den bahsediyorum. Buna izin vermemek durumundayız bu yeni bir dalga bu dalgayı beraber kırmak durumundayız.

”ABD HADDİNİ AŞIYOR”

Biz kimsenin yaptığı yanlışı savunmak zorunda değiliz. Rıza Sarraf’tan bahsediyorum. Ama ABD’nin direk taraf olma yargılama hakkı doğurmasını bir haddi aşan tavır olarak görüyorum.

”HERKES NASIL BİR DAVA OLDUĞUNU GÖRDÜ”

Hani ABD ile bazı ithamlar olur ya ”tüm dünyaya şunu yapıyor bunu yapıyorlar” diye. Bu bunun göstergesi. Şunu düşünebiliyor musunuz bir Yunanistan ile Bulgaristan kavgası var bir ticareti var ben yargılıyorum olur mu bu? Bu yargılama hakkına, egemenlik hakkına aykırı. Bu baştan aşağı problem. O yüzden bu Sarraf davasını klasik anlayışla ticaretiydi rüşvetiydi falan davasıydı bir başka dava olduğunu herkes gördü zaten.

”BÖYLE HAREKET EDERSEN…”

Türkiye’nin jeopolitik konumuna baktığımızda aslında ne tam Avrupa ne tam Asya ne tam Ortadoğu ne tam Amerika bunda oturan bir yapısı yok. Türkiye başka bir ülke. Biz ilginç kıymetli bir yerdeyiz. Biz kendimizi sadece bir ülkeye paydaş yaparak diğer ülkelere sırtımızı dönerek ne ticaretimizde ne ekonomimizde ne de demokrasimizde yürüyemeyiz. Biz tüm ülkelerle komşuluk haklarımızın gereği olarak ticaret yapmayı ilişki kurmayı isteriz. ABD dahil buna. Deriz ki; makul zeminlerde beraber yol yürüyelim. Ama siz sadece kendiniz varmış gibi davranırsanız. Bizim yokluğumuz üzerine hareket etmeye başlarsanız bende ister istemez başka yollar bulmaya çalışırım.

”BİR DAKİKA NE OLUYOR DERİM’ BEN”

ABD bizim 90 yıldan 100 yıldan beri müttefikimiz olan bir ülke. Bu hukuku kollama görevi sadece benim değil bizim olması lazım. Bu müttefiklik hukukuna aykırı olarak Suriye’de terör örgütlerine ki Türkiye’ye tehdit olan terör örgütlerine silah verirseniz ‘bir dakika’ derim ben size. Benim yargıladığım bir insanı senin konun olmadığı halde yargılamaya başlarsan ‘bir dakika ne oluyor’ derim ben.

Bazı iddialara göre Türkiye-Rus ilişkilerinin yakınlaşmasından sonra ABD bize ayar vermek için tabiri caiz ise uzak durmaya başladı. Veya Türkiye Suriye’de ABD’nin her dediğini yapmadığından dolayı bir mesafe koymaya başladı bu bir iddia doğru yanlış geçiyorum.

”EL PENÇE SELAM VEREN LİDERLER GERİDE KALDI”

Söylemek istediğim şu prensip olarak biz her ülke ile eşit ilişkiler içerisinde hareket etmek isteriz ama kendi egemenliğimizin, bayrağımızın, devletimizin, milli egemenliğimizin hakkını kullanmak da bizim görevimiz.

El pençe önde selam veren liderler geride kaldı. Tayyip Erdoğan masaya oturduğu zaman eşit oturuyor. Ben geçen haftalarda Cumhurbaşkanımızla Katar, Kuveyt ve Rusya’yı 3 günde gezebildim. Orada gördüğüm tablodan gurur duyuyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak. Bırakın partiyi parti bugün var yarın yok. Cumhurbaşkanı’nın tavrıyla, tarzıyla, konuşmalarıyla ve oradaki duruşuyla bir gurur vesilesi.

”BÖYLE BİR ERDOĞAN VE TÜRKİYE YOK”

Eğer şunu istiyorlarsa Tayyip Erdoğan hiçbir şey demeyecek, her önüne konanı imzalayacak, ‘yes sir’ diyecek böyle bir Tayyip Erdoğan yok. Böyle bir Türkiye yok artık. O yüzden bundan rahatsızlarsa buna alışacaklar bunu öğrenecekler.

AK Parti Grup Başkanvekili Av. Bülent Turan Yarın 10:30’da KANAL 7 Ekranlarında Başkent Kulisi Programının Konuğu Olacak.

AK Parti Grup Başkanvekili Av. Bülent Turan Yarın 10:30’da KANAL 7 Ekranlarında Mehmet Acet’in Sunduğu Başkent Kulisi Programının Konuğu Olacak.

Kılıçdaroğlu’nun Açıklamalarına AK Parti’den İlk Tepki

Haber Kaynağı; www.hurriyet.com.tr

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun parti grup toplantısında yaptığı açıklamalara AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’dan yanıt geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınları hakkındaki para transferi iddialarının ardından AK Parti’den ilk açıklama geldi.

A Haber’e konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “CHP bir ana muhalefet partisi gibi değil adeta ABD’nin sesi radyosu gibi, FETÖ’nün sesi radyosu gibi hareket ediyor. Biliyorsunuz Bilal Erdoğan’ın bir kebapçıda çekilen fotoğrafı DEAŞ liderleriyle çekilen bir fotoğrafmış gibi servis etmişlerdi. Geçen hafta kendi partisinin açıklarını kapatmak için bir iddia ortaya attı. Az önce izledik Kılıçdaroğlu’nu. Ticari işlemeden kaynaklanan bir meseleyi gündeme taşıyarak güya Cumhurbaşkanımızı sıkıntıya sokmaya çalışıyor. Oysa avukatlarla da konuştum aldığımız bilgiler gösteriyor ki bütün iddiaları yalan, yersiz. Türkiye’ye döviz getiren, ticaretten kaynaklı sonuç olarak kar eden firmanın Türkiye’ye gelen parasını bırakın, dışarıya gitmiş gibi göstererek ne olduğunu bilmediğimiz bir takım kağıtlar elinde sallamaya başladı. Altını çiziyorum iddia ettiği gibi Türkiye’den dışarıya giden milyonlarca dolar para değil aksine Türkiye’ye gelen döviz, kazanılan para ve resmi olarak yapılan bir ticaretten bahsediliyor” diye konuştu.

‘Bizim Ticaretimizi Başka Ülkenin Kuralları Belirleyemez’

Haber Kaynağı; www.yenisafak.com

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, ABD’de devam eden Rıza Sarraf davasını ‘vahim bir tablo’ olarak değerlendirerek, “Türkiye’nin bir vatandaşı, bir başka ülkeye ihracat yapıldığı için üçüncü ülke tarafından yargılanıyor. O ülkenin kendi kanunları farklı olabilir ama bizim ticaretimizi, ihracatımızı, ithalatımızı bir başka ülkenin kuralları belirleyemez.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, ABD’de devam eden Rıza Sarraf davasına ilişkin, “Türkiye’nin bir vatandaşı, bir başka ülkeye ihracat yapıldığı için üçüncü ülke tarafından yargılanıyor. Bu, vahim bir tablo. O ülkenin kendi kanunları farklı olabilir ama bizim ticaretimizi, ihracatımızı, ithalatımızı bir başka ülkenin kuralları belirleyemez.” dedi.

Turan, Lapsekili İş Adamları Derneğinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, ülkede orta kesimin de büyümesi ve gelişmesinin önünü açacak adımlar attıklarını söyledi.

Ekonomik büyümenin önemine işaret eden Turan, “Hindistan’dan sonra en çok büyüyen ülkenin Türkiye olması, bizler için kıymetlidir. Bunları yaparken yerel partnerlerle, esnaf odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket ediyoruz.” diye konuştu.

“Türkiye’nin başarılarını hazmedemeyenler var”

Türkiye’nin başarılarını ve büyümesini hazmedemeyen yapıların olduğunu belirten Turan, “Bu, içeride de dışarıda da böyle. Türkiye büyüdükçe etrafına örnek olan, milli egemenliğini kayıtsız şartsız millete teslim eden, kendi iddiasını ortaya koyan bir ülke oldukça uluslararası güçlerin zaman zaman hedefi haline geldi.” ifadelerini kullandı.

Turan, ABD’de devam eden Rıza Sarraf davasına değinirken de şunları söyledi:

“Türkiye, bir başka ülkeye ihracat yaptı diye bu ülkenin vatandaşları, bir başka ülkede yargılanıyor. Altını çiziyorum; Türkiye’nin bir vatandaşı, bir başka ülkeye ihracat yapıldığı için üçüncü ülke tarafından yargılanıyor. Bu, vahim bir tablo. O ülkenin kendi kanunları farklı olabilir ama bizim ticaretimizi, ihracatımızı, ithalatımızı bir başka ülkenin kuralları belirleyemez. Kim ne derse desin, biz polemik yapmak istemiyoruz. Biz, dünyayı görüyoruz ama biz, Amerika’nın 52. eyaleti değiliz. Biz, başka bir ülkenin eyaleti değiliz. O yüzden son günlerde gündemde olan bu dava başta olmak üzere, Türkiye’ye yapışan iddiaların, oyunların ne olduğunu biliyoruz. Senin ambargon kendi ihracatınla ilgili olabilir ama bizim ihracatımızla ilgili olmaz. Biz, Türkiye’de bu konularda nasıl adım atacağımızı biliyoruz.”

“Bazı muhalefet partileri ABD’nin sözcülüğünü yapıyor”

Muhalefet partilerine de tepki gösteren Turan, “Türkiye’de bazı siyasal partiler, ülkenin, mahkemenin, devletin yanında olmak yerine, nasıl ki FETÖ’nün, darbenin sözcülüğünü yaptılarsa bugün de ‘Amerika’nın sesi radyosu’ gibi çalıştıklarını ibretle takip ediyoruz. İstiyoruz ki kendilerine gelsinler. Onları Amerika’nın sesi değil, Türk milletinin sesi gibi davranmaya davet ediyoruz.” dedi.

Turan: Kılıçdaroğlu’nun SGK’yı Tartışacağı İsim Cumhurbaşkanı Değil, O Dönemi Yaşamış Bir Hasta Yakını Olmalıdır.

Haber Kaynağı: www.star.com.tr

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “AK Parti’nin Genel Başkanına, Başbakana açık ve net meydan okuyorum, eğer Sosyal Güvenlik’i tartışacaksanız, ben tek başıma siz ordunuz ile gelin oturup tartışalım. Kim Sosyal Güvenlik’i bu hale getirdi?” sözlerine AK Parti’den cevap geldi.

Katıldığı televizyon proğramında AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun “SGK’yı Cumhurbaşkanıyla tartışalım” sözlerine de cevap veren Turan, “Cumhurbaşkanı üç günde üç ülke dolaşırken, ana muhalefet lideri SGK’yı tartışmayı öneriyor. Arada böylesine bir vizyon farkı var” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nın SGK’yı tartışacağı ismin Cumhurbaşkanı olamayacağını ifade eden Turan, “Kılıçdaroğlu’nun SGK’yı tartışacağı isim, o dönemi yaşamış bir hasta yakını, bir hastane müdürü olmalıdır. 90’lı yıllardaki Sosyal Güvenlik Kurumu mu daha başarılıydı yoksa bugünkü sistem mi? O zamanki hastaneler mi daha iyiydi yoksa bugünkü modern hastaneler mi? Biz demokrasimizin kalitesini artırırken, ekonomimizi geliştirirken, iş dünyamızın dışarıda yatırım yapmasını sağlarken, Kılıçdaroğlu kalkmış sözüm ona 90’lı yıllardaki ‘başarılarını’ anlatıyor. İktidarla ana muhalefet arasında böylesine bir vizyon farkı var” dedi.

Milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Önderliğinde Girdiği Her Savaşta Vatanına Olan Bağlılığını Tüm Dünyaya Göstermiştir

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 79. Yıl dönümünde yad ediyoruz. Millete olan inancıyla girdiği her mücadelede elde ettiği zaferlerle tüm dünyanın saygısını kazanmış bir liderdir. Tarihin her anına iz bırakan bir komutandır. 1919 yılında başlayan vatan mücadelesi 1923’te Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber adeta taçlanmıştır.

Milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde girdiği her savaşta vatanına olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal, 1915 Çanakkale Savaşı’nda göstermiş olduğu başarısıyla bugünlerin mimarı oldu. Dün vatanımıza göz dikenler bugün yine aynı şekilde farklı yöntemlerle çalışmalarına devam etmektedir. Milletimizin geçmişte göstermiş olduğu azim ve karalılık bugün aynı şekilde düşmana dur demektedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi tam bağımsız olarak muhafaza etmek için her zaman daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti istikrar içerisinde 2023 yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Kardeşlik, birlik ve beraberlik içerisinde hedeflerimize doğru ilerliyoruz. Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle ve minnetle yad ediyorum.

 

 

Meclisin Kapısında Fenomen Diyalog!

Haber Kaynağı; www.haberturk.com

TBMM’yi ziyarete gelen fenomen Youtuber grubu ‘Kafalar’, Twitter’dan “Bizi içeri almıyorlar yardımcı olabilir misiniz?” demesi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, esprili bir dille gençlere yanıt verdi. “Gelirken bana mı sordunuz? Bu tiple almazlar tabi” diyen Turan, Twitter’da herkesi güldürdü. Kafalar grubu ise bu diyaloğun ardından Turan tarafından meclise alındı

TBMM‘yi ziyarete gelen “Kafalar” Youtube kanalının Youtuberları Bilal Hancı, Atakan Özyurt, Fatih Yasin Twitter‘dan, “Bizi içeri almıyorlar yardımcı olabilir misiniz?, Mağduruz” diye twit atarak AK Partili Turan’dan yardım istedi.

Gençlerin, twiti üzerine AK Part Grup Başkanvekili Bülent Turan, Youtuberlara esprili bir dille yanıt verdi.

“GELİRKEN BANA MI SORDUNUZ?”

Turan’ın, youtube kanalının genç Youtubelarına “Gelirken bana mı sordunuz? Bu tiple almazlar tabi” şeklinde yanıt vermesi Twitter’da herkesi güldürdü.

“GENÇLERİ ALDIK MAALESEF”

Bu diyaloğun ardından ‘Kafalar’ Youtube kanalının genç oyuncularını meclise alan Turan “Her şey kontrol altında, gençleri aldık maalesef” diyerek gençlerle fotoğraf paylaştı.

“ODUNLARA KAPALIYIZ”

Twitter’daki bu diyaloglar üzerine bir diğer fenomen Odun Adam’ın “Bülent Abi ben gelsem alır mısın. Tip uygun mu” esprisine ise Bülent Turan, “Odunlara kapalıyız” esprisiyle yanıt verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan: Bu Ahlaksızlık Kurumsal Mı Bireysel Mi?

Haber Kaynağı; www.aksam.com.tr

TBMM Genel Kurulu’nda, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri tartışmaya neden oldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Bir ülkede diktatör olacak ve CHP Sözcüsü meydanda o konuşmayı yapacak. Bırakın bunları. 15 yıldan beri 11 seçim yaptık. Yereli, geneli, cumhurbaşkanlığı, hepsini kazandık. Milletimizin takdiri ile buradayız. Milletimiz ‘git’ der, gideriz” dedi.

TBMM Genel Kurulunda AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, helal ve sağlıklı gıda ile ilgili gündem dışı konuşma yaptığı sırada, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerini kınayıp, lanetlediğini de söyledi. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, daha evvel de bu ifadeleri kullandıklarını ama iktidar kanadından böylesine bir tepki almadıklarını söyleyerek AK Parti’ye yeni bir gündemin lazım olduğunu öne sürdü.

Altay’ın iddiaları üzerine kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Öncelikle, bugün bir üzüntümü ifade edeyim. Biz, ‘Bir vekil hata yaptı, partinizin kurucu Genel Başkanı’na, Cumhurbaşkanı’na hakaret etti; biz haddini aştığı için onu uyaracağız, disipline vereceğiz.’ demenizi beklerdik. Bir ülkede diktatör olacak ve CHP Sözcüsü meydanda o konuşmayı yapacak. Bırakın bunları. 15 yıldan beri 11 seçim yaptık. Yereli, geneli, cumhurbaşkanlığı, hepsini kazandık. Halkımızın takdiri ile buradayız. Halkımız ‘git’ der, gideriz” dedi.Turan, CHP sözcülerinin hiç konuşmamaları durumunda daha çok oy alacaklarını iddia ederek, “Bakın, siz hakaret ettikçe 15 yıldan beri %25’i %26 yapamadınız. Oyunuzu bir puan dahi artıramadınız. İddia ediyorum, ağzınızı açmasanız, hiç konuşmasanız, meydanlarda hakaret etmeseniz daha çok oy alacaksınız. Sizin şu diktatoryal tavrınızdan, hakaretlerinizden dolayı göreceksiniz milletimiz yine Tayyip Erdoğan’a destek olacak” ifadelerini kullandı.

BU AHLAKSIZLIK KURUMSAL MI BİREYSEL Mİ?

Turan, konuşmasının devamında “Bu edepsizlik bu siyasi ahlaksızlık bir kurumu bağlamaz. Ancak bu kurum o şahsa sahip çıkarsa kurumu da bağlar. Bu şahsın yaptığı siyasi ahlak dışı ithamı CHP kurumsal olarak kabul ediyorsa diyecek lafım yok zaten. O zaman da bizim hem kuruma hem o şahsa çok daha öte ifadeler kullanma hakkımız doğacaktır. CHP’ye yakışan, Mustafa Kemal’in partisine yakışan siyasi edeptir” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: İstanbul’u Ayağa Kaldırdık

Haber Kaynağı; www.star.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, “İstanbul bir defa Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı döneminde ne yaptığını iyi bilir. İstanbul’a ihanet etmek bir yana İstanbul’u nasıl ayağa kaldırdığını iyi bilir.” dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, İstanbul’a büyük hizmetler yaptıklarını ifade ederek, “İstanbul bir defa Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı döneminde ne yaptığını iyi bilir. İstanbul’a ihanet etmek bir yana İstanbul’u nasıl ayağa kaldırdığını iyi bilir.” dedi.

Kağıthane Belediyesi Sultan Selim Kompleksi açılışına katılan Turan, AK Parti belediyelerinin halka büyük hizmetleri olduğunu söyledi.

Turan, bazı AK Partili belediye başkanlarının istifasına değinerek, “Her siyasi partinin kendi içinde bir denetim mekanizması vardır. Tüm belediye başkanlarımız başımızın üstünde. Bizim anketimiz, vekillerimiz, muhtarlarımız, MYK, MKYK ve Genel Başkanımız var. Yani ana muhalefetin iddia ettiği gibi bizim belediye başkanlarımız ceza davasının konusu değildir. Onlar bizim belediye başkanlarımız. Ancak siyasetin yenilenmesi AK Parti için kaçınılmaz bir meseledir.” diye konuştu

Bu konudan ana muhalefet partisine “ekmek çıkmayacağını” söyleyen Turan, “Onlar kendi partilerine baksınlar. Geçen hafta CHP’den iki vekil istifa etti. Bizim belediye başkanlarımız dostumuz, yol arkadaşımız. Mesele, AK Parti’nin daha iyi olmasıyla ilgilidir. Zaten bu konu büyük oranda geride kaldı. Bundan sonra motivemizi en üst noktaya çekeceğiz. 2019’a koşarak gideceğiz. Çünkü 2019 bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’u ayağa kaldırdık”

“Yine CHP Genel Başkanı, Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük mütevazilik örneği ve öz eleştiri olarak söylediği, ‘İstanbul’a zaman zaman yanlış yaptık’ ifadesini aldı başka yöne çekti.” diyen Bülent Turan, sözlerini şöyle tamamladı:

“İstanbul bir defa Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı döneminde ne yaptığını iyi bilir. İstanbul’a ihanet etmek bir yana İstanbul’u nasıl ayağa kaldırdığını iyi bilir. Ne ihaneti Allah aşkına? Orta okul öğrencisiydim. Haliç’te bırakın balığın yüzmesini tekne yüzemezdi. Şimdi böyle bir sorun var mı? Türkiye’nin o yıllarda ilk ve en modern arıtma tesisi Tayyip Erdoğan döneminde yapıldı. Neden bunu söylüyorum? Şu an Marmara Denizi’nde balık sayısı ve çeşidi artmışsa o günlerde temelleri atıldı. KİPTAŞ bir Türkiye markası haline geldi. Doğalgaz geldi. İSKİ suyu temizledi. Havamız temizlendi. Her alanda çok büyük adımlar atıldı. İhanet bir tarafa İstanbul ayağa kaldırıldı. Cumhurbaşkanımızın ifadesi ‘sadece dikey mimaride çok dikkat etmedik’ yönünde bir şeydir. Yatay, dikey meselesi. O yüzden buradan da ana muhalefete asla ekmek çıkmaz. İstanbul halkı da hangi partinin iş yaptığı, hangisinin istismar ettiğini iyi bilir. Suyun akmadığı, Haliç’in koktuğu yılları hatırlıyoruz. Şu anda büyük projeleri geçtim, artık İstanbul’da neredeyse kaçak yapılaşma kalmadı. Bunlar az işler mi? Batan İstanbul’u alıp, ayağa kaldırdık. Eksiğimiz, hatamız illa ki vardır. Bunları revize ederiz ancak büyük tarafa bakınca çok büyük oranda işler yapıldığını keyifle görüyoruz.”

Turan: Kılıçdaroğlu Suni Gündemler Üretiyor

Haber Kaynağı; www.yenisafak.com

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun erken yerel seçim çağrısına ilişkin yaptığı açıklamada “Parti içindeki çatışmaların üzerini örtmek, genel başkanlık koltuğundan olmamak için suni gündemler üreterek Türkiye’nin gündemini esir almaya çalışıyor” dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken yerel seçim çağrısına ilişkin, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki çatışmaların üzerini örtmek için böyle bir yola giriyor. Kılıçdaroğlu, genel başkanlık koltuğundan olmamak için suni gündemler üreterek Türkiye’nin gündemini esir almaya çalışıyor.” dedi.

Turan, yaptığı açıklamada, Türkiye’de genel ve yerel seçimlerin ne zaman gerçekleştirileceğinin belli olduğunu söyledi.

Mahalli Seçimlerin 2019 yılının Mart ayında yapılacağını anımsatan Turan, şuan için AK Parti’nin gündeminde erken yerel seçime gitmek gibi bir konunun bulunmadığını dile getirdi.

Seçimlerin her zaman vaktinde yapılması gerektiğini savunduklarının altını çizen Turan, “Bizler her zaman seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini savunduk. Ancak buna rağmen CHP bu konuyu gündeme getiriyor. Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki çatışmaların üzerini örtmek için böyle bir yola giriyor. Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğundan olmamak için suni gündemler üreterek Türkiye’nin gündemini esir almaya çalışıyor.” diye konuştu.

“Krizde olan bir parti varsa o da CHP’dir”

Bülent Turan, istifası istenen belediye başkanlarına ilişkin olarak da bu konunun partinin yetkili kurullarında tartışılıp müzakere edildiğini ve iştişare içinde alınan kararlar olduğunu vurguladı.

İstifa eden belediye başkanlarının ise partiye ve davaya olan bağlılıklarını defalarca ifade ettiğini anımsatan Turan, “Buradan CHP’ye ekmek çıkmaz. Krizde olan bir parti varsa o da CHP’dir. Daha dün bir milletvekilleri istifa etti. Kılıçdaroğlu, Ankara’dan İstanbul’a yürüyerek sağlamlaştıramadığı genel başkanlık koltuğunu bu suni gündemlerle sağlamlaştırmaya çalışıyor. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali CHP, yine bir yenilgi istediği için böyle bir çıkış yapıyor. CHP, Türkiye’ye suni gündemler dayatmak yerine kendi krizleriyle, milletvekili istifalarıyla ilgilensin.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan: İstifa Talepleri Ceza Kanunu Konusu Değildir

Haber Kaynağı; www.haberturk.com

AK Parti’de isifası istenen belediye başkanlarıyla ilgili konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Başkanlar suç işlediği için istifalarını istemiyoruz. İstifa talepleri ceza kanunu konusu değildir” dedi

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı öncesi parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını cevapladı.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök’ün iddialarına ilişkin değerlendirmede bulunan Turan, “Biliyorsunuz bugün CHP’den bir milletvekili istifa etti. O yüzden öncelikle Sayın Grup Başkanvekiline, AK Parti’nin tüzüğüne uygun, kurumlarına uygun yürüyen istifa süreçlerini değerlendirmesinden önce kendi partisinde istifa eden vekillerine bakmasını öneririz. Belediye başkanlarımızın istifa etmesini takdirle karşılıyoruz. Bizim için makamlar vazgeçilmez değildir, esas olan hatıralarımızdır. Meseleye bir Ceza Kanunu açısından atıfta bulunmak doğru değildir. Siyasetin her türlü yanlışı veya doğrusu Ceza Kanunu konusu değildir. Ceza Kanunu’ndan kaynaklanan problem varsa bu yargının işidir. Bizim istifa talebimiz, asla CHP’nin iddia ettiği gibi bir yargı konusu, Ceza Kanunu konusu değildir” ifadelerini kullandı.

“CHP ÖNCE PARTİSİNDEKİ İSTİFALARA BAKSIN”

Bülent Turan, “CHP önce partisindeki istifalara baksın. Bizim istifa talebimiz CHP’nin iddia ettiği gibi yargı söz konusu değil. Ceza kanununa konu olan eyleminden dolayı istifaları istemiyor. Siyasi kültürümüzün gereği adım atıyoruz. Belediye başkanlarına hizmetleri için teşekkür ediyoruz. CHP’ye buradan ekmek çıkmaz, kendi istifalarına baksın. Bugün bir istifa var ama, yarını da var. AK Parti’de hiç bir başkan partisinden istifa etmedi. O başkanımız hala partimizin mesubudur. Bugün de biliyorsunuz diğer belediye başkanımız istifa etti” dedi.

“BİZ KOLTUKLARDAN VAZGEÇMEYEN İNSANLAR DEĞİLİZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında bugün Beştepe’de gerçekleşen görüşmeye ilişkin soru üzerine Turan, “Ben tüm kurumlarımız arasında konuşulup karara bağlanan belediye başkanlarımızın bir dava bilinci ile hareket edeceğine, polemikten uzak sonuçlar doğuracağına eminim. İstanbul, Bursa ve diğer arkadaşlarımız bununla ilgili olumlu kanaatlerini ortaya koyacaklardır. Bunlar AK Parti’nin sorunu değil. Biz koltuklardan vazgeçmeyen insanlar değiliz. Makamlar gelir ve geçer. İnsanlar AK Parti’ye hakim parti olarak bakıyorlar. 15 yıl iktidarda kalmak kolay değil. Biz 15 yıldan beri yol yürüyoruz” diye konuştu.

Turan, erken seçim iddialarına ilişkin, ” Seçimlerimizi yaptık. Meclisin gündemi bellidir. Halkın beklentisi seçim değildir” dedi.

Turan: Mazlumun Ağabeyinin Cumhurbaşkanımız Erdoğan Olduğunu Gördüm

Haber Kaynağı; www.star.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti İstanbul Gençlik Kolları tarafından düzenlenen 2023 Gençlik Şürası’ında öğrencilerin sorularını yanıtladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın gündeminde Türkiye’de gençlik siyaseti vardı. Turan konuşmasında AK Parti’nin kuruluşundan bu yana her zaman gençliğe önem verdiğini söyledi.

Bir öğrencinin Türkiye’nin dış ülkelere karşı duruşunu sorması üzerine Turan, “Çoğu ülkeyi gezdim seven var sevmeyen var ama nereye gitsem mazlumun ağabeyinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu gördüm. Avrupa’nın, İsrail’in adaletsizliklerine karşı dik duran yine Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi. AK Parti’nin dış politikasının insan odaklı olduğuna dikkat çeken Turan, bu yönüyle AK Parti’nin Türkiye’yi kendi medeniyet coğrafyasıyla tanıştırdığını söyledi.

AK Parti Gençlik Kollarının, parti içindeki konumunun göstermelik olmadığını dile getiren Turan, “AK Parti’de Gençlik Kolları her zaman ana aktör oldu. Diğer partilerde gençler, tribünleri dolduran kitleler olarak görülürken AK Parti’de gençler en alt kademeden en üst kademeye parti siyasetinin en önemli aktörleri oldular. Belediye Meclis üyeliğinden milletvekilliğine kadar gençlerin siyasetteki katılımını artırmak için gençlerin çalışmalarını destekliyoruz. Böylece AK Parti sürekli gençleşerek yoluna devam etti” dedi.

AK Parti Gençlik Kollarının AK Parti’nin vicdanı olduğunu söyleyen Turan, “Yaş ilerledikçe insanların refleksleri zayıflar. Heyecanını yitirir, olaylar karşısında çabuk tepki veremez. Bundan dolayı gençler her zaman hayata karşı daha adaletli davranırlar. AK Parti Gençlik Kolları da olaylar karşısında verdiği tepkilerle, geliştirdiği söylemle, yaptığı eylemlerle Parti’nin vicdanı olduğunu ortaya koydu. 15 Temmuz’daki destansı direnişiyle de vatanının, bayrağının yanında oldu. Bu yönüyle AK Parti Gençlik Kolları, yeni Türkiye’yi inşa eden güç olduğunu da ortaya koydu. Gençlik Kollarımızın bu duruşu tüm Türkiye’ye umut veriyor” sözlerini kullandı.

Gençliğin sadece ders çalışmak, üniversite bitirmek olmadığını ifade eden Turan, “Sadece üniversiteyi bitirmeye konsantre olmamak gerek. Diplomanın yanına mutlaka bir dil, bir hobi eklenmeli. Dil bilmeden, kendini geliştirmeden sadece üniversite bitirmek farklılık yaratmaz. Tüm yoğun siyasi parti, dernek çalışmalarının yanında aileyide ihmal etmemek lazım. Bu ülkenin gençliği dünyaya örnek olmalı”. 19 yaşındaki Gül Meral’in anoreksiya hastalığı yüzünden hayatını kaybettiği ileri sürüldü.

TÜRKİYE’DE GENÇLİK SİYASETİ VE AK PARTİ

Öncelikle böylesine kapsamlı bir organizasyon yaptığı için İstanbul Gençlik Kollarımıza çok teşekkür ediyorum. “2023 Gençlik Şûrası” ismi bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor.
Benim konuşmam iki bölümden oluşacak. İlk bölümde, AK Parti’nin Türkiye siyasetindeki yeri ve konumu üzerinde duracağım. İkinci bölümde ise, ülkemizde gençlik siyaseti ile AK Parti’nin gençlik siyasetini değerlendirmeye çalışacağım.
Bir sistemin demokratik olup olmadığını gösteren temel niteliklerinden en önemlileri katılıma açık olup olmadığı ve sınıfsal geçişleri sağlayıp sağlamadığıdır. Buna bağlı olan unsurlardan biri de gençlerin siyasette katılımının ne derecede olduğudur.
AK Parti’nin alametifarikası sınıf geçişlerine izin veren politikalar üreterek devletin merkezini alt sınıflara açmasıdır. Otoriter siyaset sınıf geçişlerine kapalıyken, demokratik siyaset sınıf geçişlerine açık olur. Ben, Çanakkale Lapseki’de doğan, demirci Sadrettin Usta’nın oğluyum. Büyük kolejlerde okumadım. Lapseki’de 25 Eylül İlkokulunda okudum. Lise hayatım da yatılı olarak Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinde geçti.
Sosyalleştiğiniz mekânlar, okuduğunuz yerler, yaşadığınız şehirler siyasal tutumunuzu belirler. Beni ben yapan da, şu anki siyasal kimliğime kavuşturan da bunlardır. Çanakkale’nin maneviyatıdır. Daha çocuk yaşından itibaren savunan adam Necmettin Erbakan’ı tanımaktır. Lisede Tayyip Erdoğan gibi bir lideri yakından tanımış olmaktır. Onunla yol yürümektir.
İçinde bulunduğunuz sosyo-kültürel ortam nasıl ki benliğinizi şekillendiriyorsa, çoğu zaman yaşadığınız sıkıntılar da sizi meslek seçimine yöneltir. Mesela Hukuk Fakültesini tercih etmemin temel nedeni, o dönem hukuka ve adalete duyduğumuz ihtiyaçtı. İnancımız, fikirlerimiz, siyasetimiz üzerinde kurulan baskıya karşı adalete ihtiyaç duyuyorduk.
28 Şubat’ın hepimizi ezmeye çalıştığı bir ortamda mücadele bayrağını yere düşürmedik.
28 Şubat bizim için, oy verdiğimiz partinin kapatılması, gönül verdiğimiz gençlik örgütünün kapısına kilit vurulması, kardeşlerimizin üniversite kapılarında bırakılmasıdır. Bu ortamda bile mücadele bayrağını yere düşürmedik. Davamızı daha geniş kitlelere anlatmak için cansiperane çalıştık. AK Parti’ye giden yol da böyle açıldı.
Türkiye’de 2000’li yıllara adım attığımızda siyaset kurumu deyim yerindeyse can çekişmekteydi. 1990’lı yılların kokuşmuş siyaset kurumu artık topluma umut vermiyordu. Toplumsal sorunlar, bürokrasiye, askere havale edilmişti. Siyaset, bürokrasinin boyunduruğuna sokulmuştu. Ekonomi, küresel odakların yönetimine terk edilmişti.AK Parti, adalet ve kalkınma gibi dönemin iki temel talebini okuyarak siyaset sahnesine girdi. 1990’lı yılların çürümüş siyaset anlayışı, 2002 seçimlerinde AK Parti’nin iktidara gelmesiyle siyasetten tasfiye edildi.
Adaletsiz uygulamalar toplumda büyük bir yıkım yaratmıştı. Ülkemiz gündelik politikaların esiri haline getirilmiş, IMF ve Dünya Bankası’nın kapısında para dilenen bir hale gelmişti. AK Parti, Türkiye’nin sosyolojisini iyi bir şekilde tanıdığını ortaya koydu. Toplumdaki esas talepleri iyi okudu. Adalet ve kalkınma bunların başında gelmekteydi. Hürriyet ve demokrasi de bu değerlere bağlı olarak AK Parti’nin kurucu değerleri oldular.
AK Parti, bütün kimliklerinden önce “Erdemliler Hareketi” oldu. “Erdemliler Yürüyüşü” başlattı.
Erdem, iyilik, yardımseverlik, doğruya yönelmenin, ölçülü olmanın, ahlâk sahibi olmanın ortak adıdır. Siyaseti, sırf yönetme hırsı ile yaparsanız kaybetmeye mahkûm olursunuz. Ancak Allah rızası için, erdemli olduğunuz için yaparsanız mutlak zafer elde edersiniz.
İslâmiyetten önce Arap kabileleri arasında çıkan Ficar Savaşlarından sonra yoğun bir anarşi ortamı doğmuştu. Bu ortamı sakinleştirmek adına, can ve mal güvenliğini sağlamak için toplumda sözü geçen iyi niyetli, saygın kişilerin önderliğinde Hilfu’l-Füdul adında bir cemiyet kuruldu.
Peygamber Efendimiz daha 20’li yaşlarında iken sözüne güvenildiği için bu cemiyete katıldı. AK Parti’nin Erdemliler Hareketi ismini alması da bu tarihsel adalet arayışından kaynaklanmaktadır. Bizim siyasetimizin kökleri buralara dayanıyor.
AK Parti’nin Türkiye’deki mevcut kalıplara sığacak bir ideolojik yapısı yoktur.
Diğer partiler eskiyi, statükoyu temsil ederken; AK Parti yeniyi temsil ediyor. AK Parti, kendini dar ideolojik kalıplara hapsetmiyor. Türkiye’nin değişen sosyolojisini iyi okuyor. Değişen talepleri iyi okuyor. 1960’ların, 1970’lerin politik diliyle Türkiye toplumuna seslenemeyeceğini biliyor.

AK Parti karşısında diğer partiler, İkinci Dünya Savaşının bittiğini kabullenmeyip 30 yıl boyunca savaşan Japon askerlerine benziyorlar. Türkiye’deki mevcut siyasi partiler eskiyi temsil ediyorlar. Değişen dünyanın farkında değiller. Geçmişe saplanıp kalmışlar, dogmatikler. Zamanın ruhunu anlamıyorlar. Zamanın ruhunu anlamayanlar kaybetmeye mahkûmdur. Diğer partiler zamanın ruhunu anlamadıkları için kaybediyorlar. Eski zaman algısıyla yeniyi yakalayabileceklerini zannediyorlar. Yeniyi anlamadıkları için de eskiyi kendi yaşadıkları dönem sanıyorlar.AK Parti ise mevcut kalıpları yıkan, ezberleri bozan haliyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın her yerinde ezilenlerin, dışlananların, hor görülenlerin umudu oluyor. Tayyip Erdoğan ve AK Parti aynı zamanda Filistin mücadelesinin umududur. Aynı zamanda yerli sömürgecilere karşı olanların umudur.
Geçmişte bizleri dar alanlara hapsetmeye çalıştılar. Türkiye’nin etki alanını Kars-Edirne arası ile sınırlandırdılar. Hâlbuki Türkiye, bununla sınırlı değil. Türkiye, BM kürsüsünde tüm mazlumların adalet talebini haykırmak için “Dünya 5’ten Büyüktür” diyen bir liderin yönettiği ülkedir. Bu bakımdan Türkiye için çalışırken sadece kendimiz için, kendi insanımız için çalışmadığımızı bilmek zorundayız.

AK Parti, muhafazakâr değerleri çağın diline tercüme etmeyi başarmış bir harekettir.
AK Parti, kadim değerlerimizin çağdaş yorumunu yaptı. Muhafazakârlığın tutuculuk olmadığını, modernliği dışlamadığını ortaya koydu. Yüzü Türkiye’ye dönük kardeş ülke halklarına umut oldu. Bugün İslâm coğrafyasının her tarafında Tayyip Erdoğan’ın bir kahraman olarak gösterilmesinin nedeni budur.
AK Parti, küresel değerlerle muhafazakâr değerleri bir sentez haline getirmiştir. AK Parti, birikimini tarihten alıyor. Bu tarihin içinde; Akif’in bahsettiği Asım’ın nesli var. Necip Fazıl’ın “öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya” dizeleri var. Nurettin Topçu’nun isyan ahlâkı var, maarif davası var. Sezai Karakoç’un Diriliş’i var. Cennetmekân Sultan Abdülhamid Han’ın ufku var Adnan Menderes’in “Yeter Söz Milletindir!” haykırışı var.
AK Parti, bir küresel ufuk hareketidir. AK Parti, toplumsal olarak yaşadığımız sıkışmışlığımızı aştı. Kars-Edirne arasına sıkışmış olan algımızı darmadağın ederek Türkiye’yi dünyaya açtı. Kendi medeniyet coğrafyası ile tanıştırdı.
AK Parti, sivil siyaset damarının temsilcisi oldu. Terakkiperver Fırka’nın, Serbest Fırka’nın, Hüseyin Avni’lerin, Ali Şükrü Bey’lerin, Demokrat Parti’nin, Menderes’in, Özal’ın ANAP’ının, Erbakan Hoca’nın içinde yer aldığı vesayetçi devlete karşı millet anlayışını temsil eden damarın temsiliyetini üstlendi. AK Parti, darbelerle, krizlerle yürümesi engellenmiş bu damara yeniden hayatiyet kazandırdı.
AK Parti, çevreye karşı merkezin seçkinci bir tarzda şekillenen ve çoğunluğu baskı altına almaya çalışan “ben bilirim”ci, “ben yönetirim”ci tavrına karşı sessiz yığınların sesi oldu. Mustafa Kemal’in bahsettiği “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” anlayışı ile bir ülke inşa etmeye çalıştı. Vesayete karşı milleti, devlete karşı sivil toplumu savundu.

Siyaset mühendisliğine karşı sosyolojinin zaferiAK Parti, esas olarak bir sivil toplum hareketidir, siyaset mühendisliğinin bir ürünü değildir. AK Parti’de bütün toplumsal kesimler kendilerine yer buldular. Cumhuriyet tarihi boyunca mağdur olan bütün toplumsal kesimler AK Parti çatısı altında birleştiler. AK Parti, Türkiye’de kimlik partisi olmayan tek siyasi parti oldu. Başından itibaren bölgesel milliyetçiliğe, dinsel milliyetçiliğe, etnik milliyetçiliğe karşı oldu. Bünyesinde bulunan bütün kesimleri tek bir çatı etrafında birleştirdi.
AK Parti için dava, bir etnik kesimin davası, bir toplumsal kesimin davası, bir dinsel kesimin davası olmadı. Bir memleket davası oldu. Cahit Sıtkı’nın “Memleket isterim / Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; / Kardeş kavgasına bir nihayet olsun” dizelerinde dile gelen duygular oldu.
AK Parti için dava hem Nazım Hikmet’in bahsettiği “güzel günler göreceğiz, güneşli günler” dizelerinde dile getirilen hayal oldu. Hem de Arif Nihat Asya’nın “Delikanlım, işaret aldığın gün atandan / Yürüyeceksin… / Millet yürüyecek arkandan! / Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan….” diye seslendiği gençlerin davası oldu. En çok da “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir” diyen Üstad Necip Fazıl’ın izinde bir dava sürdü.

AK Parti, evrensel vicdanın sesidir, küresel düzenin muhalifidir.
AK Parti, bugün iktidardadır. Ama dünyanın neresinde olursa olsun vesayetçi, otoriter, baskıcı düzenin muhalifidir. “Hürriyet” diye haykıran halkların yanındadır. AK Parti, dış politikayı vicdani bir perspektife oturttu. Sadece ülkemiz insanı için değil, dünyadaki mazlumlar için bir umut oldu. AK Parti, hamasi bir Batı karşıtlığı yapmadı. “Ortadoğu bataklığı” diye aşağılan, medeniyet coğrafyamıza sahip çıktı. Hem Batı’yla hem de Ortadoğu ülkeleriyle aynı zamanda ilişki kurdu. Böylece dış politikada çok yönlü bir perspektif ortaya koydu. Küreselleşen dünyada yerel odaklı bir duruş sergiledi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra küresel sistemin çevreye konuşlandırdığı Türkiye’yi merkez ülke haline getirdi. Merkez ülke olarak dış politikada muhalif bir tutum benimsedi.
AK Parti, Türkiye’nin tarihi misyonunu yeniden hatırlattı. Osmanlı mirasının kültürel ve siyasal ilişkiler bağlarını yeniden inşa etti. TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla dünyanın dört bir tarafına açıldı. Birlikte tarih yazdığı kardeş milletlerle yeni bir dünya inşa etmenin yollarını aradı.Gençlik, değişimdir, heyecandır. Her gün yeni ufuklara doğru yol almaktır. Her gün yeni heyecanlarla hayata başlamaktır.
Gençlik her toplumda farklı tanımlanır. Otoriter/totaliter toplumlarda gençlik aktör olacak bir sınıf olarak görülmez. Tam tersine gençler, sistemin bir parçası olarak yönlendirilmesi gereken bir güç olarak görülürler. Oysa demokratik toplumlarda gençler aktördür, gelecek hakkında söz söyleyendir.
AK Parti iktidarında Türkiye’nin demokratikleşmesi gençlerin aktör olma süreciyle paralel ilerlemiştir. Bugün bile diğer partiler nezdinde gençler sadece bir dolgu malzemesi olarak görülüyor. Tribünleri dolduran kalabalıklar olarak görülüyorlar. En fazla göstermelik olarak vitrinde bir kişiye yer veriyorlar.
AK Parti’de ise gençler temel aktör. Mahalle teşkilatında da varlar, MYK’da da. Belediye Meclislerinde de varlar, Meclis grup yönetiminde de.
Siyasette süreklilik istiyorsanız, gençlere her yerde daha fazla yer vermek zorundasınız. Gençlik, süreklilik ve değişim demektir. AK Parti siyaseti temel olarak gelenek ve gelecek üzerine oturur. Mevlana’nın pergel metaforu bu durumu çok iyi anlatır. Bir ayağınız sabit kalırken bir ayağınız geniş bir halka üzerine yayılır. Bizler, kadim bir gelenek üzerine oturuyoruz. Ayaklarımız bu toprakların köklerine yerleşmiş durumda. Bir ayağımız da tüm dünyayı dolaşıyor, geleceğe açık, dinamik.

Belediye Meclislerinde, İl Meclislerinde, Milletvekili listelerinde AK Gençliğe kontenjan ayrılması AK Parti felsefesini iyi bir şekilde gösteriyor.
Gençlik Kollarında siyaset yaparken Meclis üyeliğinde kontenjan uygulaması ilk defa bizim dönemimizde uygulandı. Genel Başkanımız Sayın Tayyip Erdoğan bu uygulamaya sahip çıktı. O dönemde gençlerin deneyimsiz olduğu öne sürülerek değişime karşı statükocu bir anlayışla parti içinden bu uygulamaya eleştiriler yöneltildi. Ancak Sayın Genel Başkanımızın da desteği sayesinde Gençlik Kollarımız dik durdu. Böylece bu uygulama bugüne kadar geldi. Bugün teşkilatın en alt biriminden en üst birimine kadar her yerde gençlerin de olması bu şekilde gerçekleşti. Gençlik Kolları sözünün arkasında dik durup mücadele ettikçe partiyi daha demokratik bir zemine taşıyabilir. Bugün, AK Gençliğe ayrılan kontenjan, siyasette gençlerin önünü açıyor.
“Gençlik yarının yöneticileridir” ifadesi eksik bir yaklaşımdır. Gençlik hem bugünün hem de yarının yöneticileridir. Kendi hakkında irade sahibi olmayanlar, söz sahibi olmayanlar, gelecek hakkında da söz sahibi olamazlar.

AK Parti Gençlik Kolları, AK Parti’nin vicdanıdır.Gençlik Kollarının vizyonu, AK Parti’nin vizyonunu aşmalıdır. Parti kimi yerlerde sınırlandırmalar yaşasa da gençlik bunlara takılmamalıdır. Partinin yaşadığı sınırlılıkları, kısıtları da gençliğin girişimiyle aşmalıdır.
Tarih, değişim iradesini ön plana çıkararak zafer elde eden birçok hareketin zamanla statükocu bir hale geldiğini bize göstermiştir. Bu bakımdan gün gelir AK Parti de kendi felsefesinden uzaklaşabilir. Bunu durduracak olan güç gençliktir. Gençlik Kolları AK Parti’nin felsefesine sahip çıkarak değişim iradesini sürdürmesini bilmelidir.
Kimi konular karşısında ana kademe eylem yapmayabilir, söylem üretmeyebilir. Ancak Gençlik Kollarının böyle bir sınırlandırması olmamalıdır. Gençlik Kolları ana kademe karşısında söylem üretebilmeli, eylem yapabilmelidir. Bunu yapmadığı durumda gençliğin partimizi de, davamıza da bir katkısı olmaz. Gençliğin heyecanı kalmaz, sadece adı kalmış olur.
İnsan yaşlandıkça refleksleri yavaşlar. Zamanı algılaması güçleşir. Geçen zamanı, gelişen çağı anlamakta zorlanır. Hayatta bir denge arayışına girer. Makam, mevki beklentisi artar. Bundan dolayı gençlik hesapsız olmalıdır. Yalnızca vicdanını dinleyerek hareket etmelidir. Makam, mevki beklentisi olan, denge arayışına giren bir genç, çoktan heyecanını kaybetmiş demektir.
Gençlik evrensel bir sorumluluk altındadır. Evrensel ölçekte düşünen bir gençlik ileriye doğru yol alır. Siyaseti dar kalıplarla düşünenler ancak geçmişin karanlıklarında debelenip dururlar. Bireysel algımız dar kalıplara hapsoldukça, toplumsal algılarımız da dar kalıplara hapsolur. Bireysel algılarımız geniş ufuklara yelken açmak zorundadır.

Gençlik çalışmaları asla bir alana hapsedilmemelidir.
Gençlere dair siyaset yaparken düşülen en büyük hatalardan biri de gençliği sadece dar siyasi alana hapsetmektir. Evet, siyaset, hem insanlar için hem de toplumlar için varoluş arayışıdır. Ancak hayat hiçbir zaman tek bir alana sınırlandırılarak yaşanmamalıdır.
Hayat, sadece parti olamaz. İyi bir siyasetçi aynı zamanda kendi mesleğinde iyi olmalıdır. İyi bir siyasetçi aynı zamanda spor bilmelidir. İyi bir siyasetçi aynı zamanda ruhunu besleyecek bir kültür ve sanat faaliyetiyle ilgilenmelidir. İyi bir siyasetçi aynı zamanda dünyayı tanımak için dil öğrenmelidir. İyi bir siyasetçi aynı zamanda iyi bir mümin olmalıdır. Temiz ahlâk sahibi olmalıdır.
Gençleri sosyal hayatta da besleyecek bir Gençlik Kolları sivil toplum ile dirsek temasında olmalıdır. Milletten yeterli oyu alıp iktidara gelerek yollar, köprüler inşa edebilirsiniz. Sağlık sisteminde köklü değişiklikler yapabilirsiniz. İnsanların güvenlik ihtiyacını giderebilirsiniz. Ancak diğer alanlarda iktidar kuramadığınız zaman, görev sürenizin sonunda unutulup gidersiniz.AK Gençlik bir medeniyetin taşıyıcısıdır. Sadece siyasette değil, sanatta, sporda, akademide, sivil toplumda söz sahibi olmalı, istikamet belirlemelidir. Sadece bir iktidar dönemiyle sınırlandırılmış yönetim algısı size kaybettirir. İnsanların gönlünü kazanmak, kadim bir medeniyeti ileriye taşımak için bu alanlarda da iktidar olmak şarttır. Neden iyi bir sinema yönetmeni AK Gençlikten çıkmasın? Neden iyi bir filolog AK Gençlikten çıkmasın? Dünya çapında ses getirecek milli bir sporcu neden bu salonlardan çıkmasın?
AK Gençliği sınırlandıran bir şey var mı? İmkân var. Vizyon var. Hayatın her alanında gençleri destekleyen bir lider var. Bunları yapmak neden zor olsun ki?

AK Parti gençliğinin bugün Türkiye’nin öncü gücü haline gelmesinin temel nedeni, geçmişinde, geleneğinde şiddetin yer almamış olmasıdır.
AK Parti, dayandığı siyasal gelenek itibariyle tarihinin hiçbir döneminde eline silah almadı, şiddete bulaşmadı, sokak hareketlerine sırtını dayamadı. Türkiye’deki birçok hareket, dayandığı gelenek itibariyle şiddetle iç içe büyümüştür. 1960’lardaki, 1970’lerdeki sokak hareketlerinden beslenerek siyasette güç kapmaya çalışmışlardır.
AK Parti ise, yalnızca milletin gücüne inanarak siyasetini yaptı. Partileri kapatıldığında bile sokaklara çıkıp adalet aramadı. Millet vicdanında bu işin mahkûm edildiğini ve er ya da geç bunun bir zafere ulaşacağını bildi.

“Apolitik kuşak” diye sözüm ona küçük görülen bir gençlik, 15 Temmuz’da yiğitliğini gösterdi.
15 Temmuz destanının en büyük aktörü gençler oldu. Evlerinden çıktılar, meydanlara koştular, tankların karşısına dikildiler. Kimisi 15 yaşındaki Abdullah Tayyip gibi babasının yanında şehit düştü. Kimisi Hukuk Fakültesi öğrencisi Yasin Naci Ağaroğlu gibi Meclis’in önüne atılan bombalarla şehit oldu. Kimisi de Engin Tilbaç gibi 16 yaşında kışla kapısında şehadet şerbetini içti.
Tokat Turhal’dan çıkıp Çanakkale’de şehit düşen 15’liler gibi, İstanbul’da okul sıralarını bırakıp cepheye koşan gençler gibi bir an bile arkalarına bakmadan vatan ve bayrak için yollara döküldüler.
15 Temmuz’da gençlik, bedenini çiğnetti ama vatanını çiğnetmedi. 15 yaşında şehit düşenler oldu. 9 yaşında gazi olanlar oldu. Böylesi bir cesareti kim durdurabilir ki?

Böylesine bilinçli bir genç nüfusa sahip olmak Türkiye için büyük bir imkândır.Gençlik zenginliktir. Dinamizmin ve değişim potansiyelinin kaynağıdır. Türkiye bu bakımdan büyük bir potansiyele sahip.
2016 sonu itibariyle yaklaşık 80 milyon nüfusa sahip olan Türkiye’nin, yaklaşık 13 milyon civarında 15-24 yaş arası genç nüfusu var. %16’ya tekabül eden bu nüfus, günden güne yaşlanan Avrupa karşısında zengin bir potansiyeli ifade ediyor. Bu gençlerin %90’ı internet kullanıyor. Dışa açıklar. Dolayısıyla gençlere ulaşacak çok ciddi, etkili kanallar mevcut.
16 Nisan referandumu sonrası IPSOS Araştırma Şirketi’nin yaptığı kamuoyu araştırmasına göre 18-24 yaş grubunda hayır verenlerin oranı %54, 24-34 yaş grubunda hayır verenlerin oranı ise %46’ydı. 1 Kasım seçimlerinde ise 18-30 yaş arası gençlerden %44 oranında oy aldık. Diğer yaş gruplarına oranla daha geride olsak da gençler arasında da birinci parti olma durumunu sürdürüyoruz.
AK Parti öncülüğünde geleceği inşa etmek istiyorsak daha fazla çalışmalıyız. Hiçbir şey, bizi engellememeli, heyecanımızı azaltmamalıdır. İktidara geldiğimiz emekleyen bebekler 2019’da oy kullanacaklar. 2002’de ilk defa oy kullananlar bugün 30’lu yaşlarının ikinci yarısındalar. AK Parti bir kuşağın başarı hikâyesini yazdı. Bu hikâyeyi süreklileştirmek, gelecek adına büyük bir vizyon üretmek bizim elimizde.
1990’ların siyasetini eleştirerek, CHP’nin tek parti dönemindeki zulümlerini tartışmaya açarak yol almamız mümkün değil. Başarı çıtamız geçmiş dönem hükümetleri değil, bizatihi AK Parti’nin kendi başardıkları olmalıdır. AK Parti kendi kendini aşarak ancak yol alabilir.

Kimlikçi siyasi yapıların tehlikesiyle karşı karşıya olan gençliği kurtaracak olan yine AK Gençlik olabilir.
AK Parti iktidarı altında büyüyen gençler, zenginleşen, orta sınıflaşan bir kitlenin içinde büyüdüler. Ekonomik açıdan muazzam imkânlara kavuştular. Her şehirde üniversite açılması sonucu dışarı gidemeyen gençler, şehirlerindeki üniversiteler yoluyla eğitimli kesimin arasına girdiler. Bu üniversiteler sınıfsal geçişi sağladı. Alt sınıftan gelenler, orta, orta-üst sınıfa yükseldiler. Bu gençler, geçmiş dönemlerde yaşanan sıkıntıları bilmiyorlar. Hamaset üzerinden yükselen bir kimlikçi siyaset ile karşı karşıyalar. Türkçülük, Kürtçülük, laikçilik…
Hangi kimlik siyasetini ele alırsanız alın bu siyasetler hamasi bir dille sadece duygulara sesleniyor. Aklı arka plana itiyor. Böylesi bir ortamda AK Gençliğin vizyonu, kimlikleri aşarak, birleştirici bir yönelim ortaya koyuyor.
Bu tablo karşısında AK Gençlik, sadece siyasette değil, evde, işte, okulda, sokakta, cafede örnek bir insan olmalıdır. İyi ahlâk sahibi olmalıdır. Biz, doğruluğundan, dürüstlüğünden dolayı “Muhammedül Emin” diye hitap edilen bir Peygamberin ümmetinden geliyoruz. Onun ahlâkından nasiplenmeliyiz.Siyasi faaliyetlere ayırdığımız zamanın çok daha fazlasını sosyal faaliyetlere ayırmalıyız. Hayatı bir parti ile sınırlandırmamalıyız. Sözü olanı, eleştireni, sorgulayanı dinlemeliyiz. Şeyh Edebali Osman Gazi’ye öğüt verirken, “öfke bize, uyanıklık sana; gücenmek bize, gönül almak sana” diye devam eder. Öfke onlara ait olacak, uysallık bize ait olacak. Çünkü bizler doğru yolda olduğumuzdan eminiz. Doğru yolda olanlar da karşısındakinin öfkesinden korkmamalıdır. Sükûnetle karşısındakini ikna etmeye çalışmalıdır.
Bizlere oy vermeyenlerin de, AK Parti siyasetini eleştirenlerin de dürüstlüğümüzü takdir edeceği bir profil çizmeliyiz. AK Gençlik denildiği zaman, insanların siyaseten eleştirileri olsa bile ahlâken eleştirilerinin olmaması gerekir. Çünkü hayat, siyaseti aşar. Biz, iyi siyasetçi olmaktan öte iyi insan olmaya çalışmalıyız. Bu ülkede sadece AK Partililerin yaşamadığını, hep beraber bir millet olduğumuzun bilincinde olmalıyız.

2019 seçimleri yeni bir döneme kapı aralarken işimiz her zamankinden daha zor.
2019 seçimleri, önceki seçimlerin hepsinden daha zor olacak. İktidar koltuğunu elde edebilmek için toplumun yarısından fazlasının oyuna ihtiyacımız var. 2019’da kazanmak istiyorsak dar kadroculuktan kurtulmalıyız. Bütün toplumsal kesimleri kuşatmayan bir siyaset kaybedecektir.
Türkiye, bir inançlar, diller mozaiğidir. Her dilden, her inançtan insanı partiye katmalıyız. Diğer partiler gibi kimlikçi anlayışlara kapılarımızı kapatmalıyız. Farklı toplumsal kesimlere açılacak kanallar bulmalıyız. Kimi zaman spor müsabakalarıyla, kimi zaman konserlerle, kimi zaman pikniklerle bu sosyal birlikteliği güçlendirmeliyiz.
Dışlayıcı, ayrıştırıcı dil kullananları partide barındırmamalıyız. AK Gençlik olumlu bir figür olarak milletimizin hafızasında yer etmelidir. Başkalarını ötekileştiren, dışlayan bir dile bu partide izin verilmemelidir. Hoşgörü, şefkat, merhamet, hüsnü-zan bizim değerlerimiz olmalıdır. Bu pencereden hayata yaklaşmayanların ne partimize ne de milletimize bir faydası olur.
AK Parti 80 milyonun partisi olmalıdır. Bu parti, fakirin olduğu kadar zenginin, işsizin olduğu kadar çalışanın partisidir. Bu parti Kars’ın dağlarında koyun atlatan çobanın olduğu kadar, Maslak’ta çalışan bir beyaz yakalının da partisidir. Biz bir kesimin değil, bütün kesimlerin partisiyiz. Bu algıda olmayıp kendi dar pencerelerinden Türkiye’ye bakanların bu ülkeye bir katkısı olamaz.
Bilişim çağında kendi içine kapanan bir gençlik değil, dünyaya açılan bir gençlik zafer kazanır. Çağın iletişim şekli değişiyor, dili değişiyor. Artık belki de broşürlerle, dev bayraklarla, afişlerle gençlere ulaşamayız. İletişimin getirdiği olanaklarla daha fazla gence ulaşabiliriz.Henüz 18 yaşında olup, hazırladığı videolarla Youtube’da 1 milyon takipçi edinen gençlerle gençlere ulaşabiliriz. Mizah, gençler arasında iletişimi sağlayan yollardan biri. Gençlere mizahla ulaşmanın yolları aranmalıdır.
Eski yöntemler artık geçmişte kaldı. Mevlana’nın da dediği gibi, “Dünle beraber gitti, cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

21. asrın Türkiye’nin Yüzyılı olmasını istiyorsak hayal kuran bir Türkiye inşa etmeliyiz.
Usta şair Yahya Kemal’in dediği gibi, “insan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Yeni bir gelecek inşa etmenin ilk adımı hayal kurmak olmalıdır. Hayalleri olmayan bir insanın hayatta hiçbir başarısı olamaz.
15 Temmuz gecesi, yeni bir Türkiye’nin hayaliyle yanıp tutuşmasaydık tankların önüne dikilmezdik. Tam da hayallerimiz için darbeye karşı direndik ve kazandık. Hayal kuran bir gençlik, yeni Türkiye’nin gücü olacaktır.
Türkiye’de sessiz bir devrim yapan, Cumhuriyeti milletle buluşturan bir partinin gençliği hem bugünü hem de geleceği yönetmeye aday en büyük güçtür. Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin öncülüğünde yeni bir Türkiye’yi inşa etmek bizim öncelikli vazifemiz olmalıdır.

Son olarak Gençlik Şûrası fikrini düşünen ve bunu somut bir organizasyona dönüştüren İstanbul Gençlik Kollarına, bizleri dinleme nezaketinde bulunan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: Müftünün Memurluğu Niye Laikliğe Aykırı Değil?

Haber Kaynağı; www.star.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, “Eğer müftünün nikah kıyması laikliğe aykırı ise müftünün memurluğu niye laikliğe aykırı değil? O da memur. Biz uygulamada Medeni Kanun’a göre yapılan nikah işleminin uygulayıcısının genişlemesini istiyoruz.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesi” ile ilgili düzenleme konusunda, “Eğer müftünün nikah kıyması laikliğe aykırı ise müftünün memurluğu niye laikliğe aykırı değil? O da memur. Biz uygulamada Medeni Kanun’a göre yapılan nikah işleminin uygulayıcısının genişlemesini istiyoruz, mesele bu.” dedi.

Turan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Meclisin bu haftaki gündemi hakkında bilgi verdi.

TBMM Genel Kurulunda bugün, CHP’nin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşüleceğini belirten Turan, ulaştırmanın, AK Parti’nin en iddialı olduğu alanlar arasında yer aldığını söyledi.

Turan, “Bu gensoru, muhalefetin Meclisi kilitlemek için, halkın beklediği gündemin geride kalmasını sağlamak için atraksiyonlar yaptığının iyi bir örneği.” diye konuştu.

Bülent Turan, gensorunun ardından RTÜK’te boşalan, 2’si AK Parti, biri de CHP’ye düşen 3 üyelik için seçim yapılacağını söyledi.

MGK’nın sabah saatlerinde toplandığını anımsatan Turan, “Oradan beklentimiz, OHAL’in uzatılması yönünde karar alınması şeklinde. Eğer Hükümet de MGK’nın bu kararını uygun gördükten sonra Meclise sevkederse, ki öyle beklentimiz var, yarın gecikmeden bu konuyu görüşmek isteriz. Çünkü biz, OHAL’in terörle mücadelemizde çok önemli bir hukuki zemin hazırladığı kanaatindeyiz. Her ne kadar bazıları sabote etseler de OHAL, FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizde bize ciddi imkanlar veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Turan, OHAL’den vatandaşların, iş adamlarının şikayetçi olmadığını, sadece terörle iltisakı olanların bundan şikayetçi olduklarını ifade etti. Turan, Bütçe Kanun Tasarısı’nın da yarın Meclise sunulacağını söyledi.

HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın devamsızlığına ilişkin dosyanın TBMM Başkanlık Divanı tarafından Karma Komisyona sevkedildiğini anımsatan Turan, Karma Komisyonun, gecikmeden raporunu hazırlayarak TBMM Genel Kuruluna göndereceğini ümit ettiklerini belirtti.

Torba tasarı haftaya Genel Kurulda

Bülent Turan, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen “torba tasarıyı” cuma gününe kadar bitmesi halinde 25 Ekim Çarşamba gününden itibaren Genel Kurulda görüşmeyi düşündüklerini açıkladı.

Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısı ile getirilen yeni değişiklikler hakkında da bilgi veren Turan, tasarıda, kadınlara ilişkin birçok bürokratik engeli aşan, kadınların hayatlarını rahatlatan maddeler olmasına rağmen CHP’nin sadece, “müftülere nikah yetkisi verilsin mi, verilmesin mi” maddesine takıldığını söyledi.

Bülent Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İmla hatasına sahip adlar ve soyadlar, sadece mahkeme kararı ile değişebiliyordu. Şimdi bununla ilgili idari işlem yapılabilecek. Kişi kurula başvuracak, kurul da ‘eğer imla hatası var’ diyorsa mahkeme kararı olmaksızın düzeltilebilecek. Müftü meselesi, devede kulak. Siz onlarca madde içinden bir maddeye takılır da sözüm ona Türkiye’nin en büyük sorunu buymuş gibi davranırsanız, millet, bu konuda sizin samimi olmadığınızı görür ve hisseder. CHP, bu tasarıda samimi değil; gerginlikten prim kazanmayı düşünen, sözüm ona siyaset yapmayı planlayan bir parti haline geldi. Yürüyüşler öyle, eylemler öyle; DHKP-C’li insanlarla ilişkilerini görüyorsunuz, öyle.

Eğer müftünün nikah kıyması laikliğe aykırı ise müftünün memurluğu niye laikliğe aykırı değil? O da memur. Biz uygulamada Medeni Kanun’a göre yapılan nikah işleminin uygulayıcısının genişlemesini istiyoruz, mesele bu. Dini nikah mı geliyor, meri kanunlar mı değişiyor, boşanma ve evlenmeye ilişkin hükümler mi değişiyor? Böyle bir şey yok. Konu, evlenmek ve boşanmakla ilgili değil. Mesele, Medeni Kanun’a göre kıyılan nikahın, müftü tarafından da kıyılmasına hak vermek. Muhtarların, kaptanların, konsolosların ve nüfus memurlarının bu hakkı var, şimdi müftülerin de olacak.”

Seçim sistemi

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, “seçim sisteminin değiştirilmesi” ile ilgili soru üzerine, milletin 16 Nisan’da verdiği oy sonucuna göre, Türkiye’nin 2019’da cumhurbaşkanlığı sistemine geçeceğini söyledi.

Halkın verdiği bu görevin gereğini yerine getireceklerini ifade eden Turan, şöyle konuştu:

“Tüm yasalarla ilgili, yani Anayasa’ya uyumlu hale gelmesi gereken kanunlar konusunda muhalefetten yardım istiyoruz. Adalet Bakanlığı ve Genel Merkezimiz bununla ilgili çalışıyor. Hangi partinin bu konuyla ilgili önerisi varsa, seçim sistemi olsun diğer meselelerle ilgili olsun, gelsinler bizi uyarsınlar, öneride bulunsunlar. Polemiklerle zaman kaybetmek istemiyoruz. 2019’da başkanlık sistemine geçilecektir, bunun gereği yapılacaktır. Uyum yasaları geçecektir. Sayısal olarak bizim çoğunluğumuz var, biz uyum yasalarını çıkarabiliriz ama gönlümüz istiyor ki gelsinler bu işi beraber yapalım. Biz çalışıyoruz, zamanı gelince sizlerle paylaşacağız.”

“Seçim barajı istikrar için imkan”

Turan, seçim barajının, ülkenin istikrarı ve gelecekle ilgili endişelerinin kalmaması için bir imkan olduğunu vurguladı.

“Bunlar tartışılacak meseleler ama biz barajın bu ülkeye nasıl katkı sağladığını biliyoruz. Koalisyonlardaki sıkıntıları biliyoruz, küçük partilerin pazarlık paylarını biliyoruz. Şahsi kanaatim, barajla ilgili düzenleme olmaması yönünde ama bu hükümetin takdiridir.” diyen Turan, millete layık olmak için çalıştıklarını kaydetti.

Turan, 2019’da yeni bir dönemin başlayacağına dikkati çekerek, “Bu yeni dönem milletimizin birliği adına çok daha kıymetli. Bu sistem ülkenin birliği için çok önemli bir sistem. Yüzde 50+1’i almak isteyen kim varsa, CHP ise CHP, HDP ise HDP, bizsek biz, kim varsa herkes her bölgeden oy almak zorunda. Bazı partiler sırf doğuda, bazıları ise sadece sahilde. Ama AK Parti bu ülkenin her yerinde var; her yerde ya birinci parti ya da az farkla ikinci parti. O yüzden yüzde 50+1 almak isteyen varsa yedi bölgenin tamamında oy almak zorunda. Partiler, aklını başına alsın, makul davransınlar, milletin verdiği bu göreve ‘başüstüne’ deyip, yeni döneme hazırlansınlar.” değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan’dan O Belediye Başkanı İle İlgili Açıklama

Haber Kaynağı; www.aksam.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Çanakkale’nin imajını bozan, şehrimizin adını kirleten Belediye Başkanı demokrasiye inanıyorsa, kadınlara saygı duyuyorsa, ifade özgürlüğünü önemsiyorsa hemen istifa etmelidir.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AA’ya yaptığı açıklamada, geçtiğimiz günlerde Çanakkale Belediye Meclis toplantısında yaşanan skandaldan belki birileri ders çıkarır ve bu tür olaylar bir daha yaşanmaz diye düşündüklerini ancak geçen zamanda CHP yönetiminin de Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın da bu olaydan herhangi bir ders almadığını fark ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da CHP’nin bu tutumu üzerine düşüncelerini ifade ederek Belediye Başkanı’nın bundan böyle 18 Mart törenlerinde konuşmayacağını söylediğini anımsatan Turan, “Sorumlu bir siyasetçi bunca tepki karşısında durduğu yeri gözden geçirerek bir durum muhasebesi yapmalıdır. Ancak Belediye Başkanı ‘dediğim dedik çaldığım düdük’ dercesine tutumunu devam ettiriyor.” dedi.

Turan, belediye başkanının bununla da yetinmeyerek provokatif üslubunu daha da sertleştirdiğine değinerek Turan, “Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir üslupla Cumhurbaşkanımıza karşı saldırgan bir dil kullanıyor. Çanakkale halkını, milletimizi ayrıştırıyor. Kadınları aşağılayan bir üslup kullanan Belediye Başkanı, bu skandal karşısında özür dilemesi gerekirken çirkin bir üslup tercih edip, utanmadan, sıkılmadan hala ayrıştırıcı dilden bahsediyor.” ifadesini kullandı.

Milletin Çanakkale’de halkın kimin ne hesaplar içerisinde olduğunu çok iyi bildiğini belirten Turan, şöyle devam etti:

“HDP barajı için pilav dağıtan, Ak Parti’li kadınlar üzerinde zabıta terörü estiren, 15 Temmuz’da Çanakkale meydanlarında demokrasi nöbeti tutan vatandaşlarımıza hakaret eden Belediye Başkanı’nın kötü sicilini hepimiz biliyoruz. Hiçbir açıklaması bu sicilini düzelttirmeye yetmeyecektir. Son dönemde büyük projelerle gündeme gelen Çanakkale’nin adını hizmetlerle değil de bu skandallarla gündeme gelmesi Belediye Başkanı’nın tutumundan kaynaklanmaktadır.”

Turan, Çanakkale’nin imajını bozan, adını kirleten belediye başkanının hemen istifa etmesini isteyerek, “Herhangi bir projesi ya da hizmetiyle değil sadece skandallarıyla gündeme gelen Belediye Başkanı istifa etmediği müddetçe bu skandal olayla anılacaktır.” dedi.

“CHP mi PKK’nın Temsilcisi, PKK mı CHP’nin Sözcüsü?Türkiye’ye Bir Oyun Oynuyorlar. Bazen ‘A’ Partisini Seçiyorlar, Bazen ‘B’ Partisini. Ama Ülkemize Karşı Oyun Oynayanlara ‘Dur’ Diyeceğiz”

Haber Kaynağı; www.milliyet.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “CHP mi PKK’nın temsilcisi, PKK mı CHP’nin sözcüsü? Türkiye’ye bir oyun oynuyorlar. Bazen ‘A’ partisini seçiyorlar, bazen ‘B’ partisini. Ama ülkemize karşı oyun oynayanlara ‘dur’ diyeceğiz.” dedi.

Partisinin Biga İlçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresi’ne katılan Turan, burada, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SİHA’lar hakkındaki söylemlerini eleştirdi.

Tanrıkulu’nun SİHA’lara ilişkin değerlendirmelerini hatırlatan Turan, “Ülkenin anamuhalefeti ne yapıyor? Baktığımız zaman yüzümüz kızarıyor. En son hepimiz şahit olduk.” diye konuştu.

Turan, anamuhalefin, ülkenin milli savunmasında attığı en büyük adımlardan birsi olan SİHA ve İHA’lar hakkında ilgili söylemlerini bildiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu SiHA’lar en son operasyonda teröristlere karşı koyduklarında biz askerimizle gurur duyalım derken, bi baktık ki ‘SiHA’lar sivilleri öldürüyor’ dediler. Kendilerini uyardık. Onlar, bunların aksine genel başkanları başta olmak üzere ‘Hayır sivilleri öldürdünüz, yaşananlar vahim’ dedi. Sonra PKK yöneticileri çıktı dedi ki, ‘Bunun hesabını vereceksiniz.’ Şimdi soruyorum, CHP mi PKK’nın temsilcisi PKK mı CHP’nin sözcüsü? Türkiye’ye bir oyun oynuyorlar. Bazen ‘A’ partisini seçiyorlar, bazen ‘B’ partisini. Ama ülkemize karşı oyun oynayanlara ‘dur’ diyeceğiz.”

Bülent Turan Okul Müdürünün ‘Hırsız’ Diye Teşhir Ettiği Çocuğun Gönlünü Aldı

Haber Kaynağı; www.star.com.tr

Turan, Bayramiç ilçesinde okula ait dizüstü bilgisayarı oyun oynamak amacıyla evine götürdüğü için okul müdürünce hırsızlıkla suçlanan öğrenci ve ailesiyle bir araya geldi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, okula ait dizüstü bilgisayarı oyun oynamak amacıyla evine götürdüğü için okul müdürünce hırsızlıkla suçlanan öğrenci ve ailesiyle görüştü. Turan, ilçedeki bir parkta, 10 yaşındaki 4. sınıf öğrencisi S.A. ve babası Ferdi A. ile bir araya geldi. S.A’ya dizüstü bilgisayar hediye eden Turan, burada yaptığı açıklamada, talihsiz bir olayın yaşandığını söyledi.
Buna çok üzüldüklerini dile getiren Bülent Turan, “Ama bazen bizim bürokratlarımız maalesef bizi üzen, görevlilerimizi üzen söylemler geliştiriyorlar. Dün konuyu öğrendim. Başkanımızla da konuyu paylaştık. Bugün öğrencimizi ve ailesini ziyaret edelim istedik. Okuldaki idarecimiz çok büyük bir yanlış yapmıştır. Bunun bedelini de hukuken ödeyecektir. Biz ilgilileri uyardık gereğini yapacaklar. Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürümüzle de görüştük. Bir öğrencimizin çocukluğundan kaynaklanan hatası olabilir. Bunun telafisi, bunun uyarılması böyle olmaz. Hem o öğretmenin hatasından dolayı özür diliyoruz sizden hem de size bir dizüstü bilgisayar hediye etmek istiyoruz.” dedi.

“Biz Serdar’ımızı seviyoruz” diyen Turan, “Evinde rahat rahat oynasın, derslerini çalışsın. Benim de çocuklarım var. Hep bilgisayarda olmayacağız. Baban sana saat verecek, ‘şu saatlerde bilgisayarla oynayabileceksin’ diyecek, o saatlerde bilgisayarla ilgileneceksin, sonra ders çalışacağız. Rehber hocamız ve Belediye Başkanımız da araştırsınlar eğer ki Serdar kardeşimiz gibi olan başka çocuklar varsa onlara da gerekli imkanları sağlayalım. Buna da Serdar vesile olmuş.” ifadelerini kullandı.

Bülent Turan, daha sonra S.A. ve ailesiyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

AK Partili Turan: DHKP-C, FETÖ’yle Yol Yürüyenlerle İş Yapanlara Halk ‘Evet’ Demez

Haber Kaynağı; www.milliyet.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Hainlerle, DHKP-C ve FETÖ’yle yol yürüyenlerle iş yapanlara halk ‘evet’ demez.” dedi.

Partisinin Bayramiç İlçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresi’ne katılan Ak Parti Grup Başkanvekili Bükent Turan, Almanya’da yapılan seçimleri değerlendirdi.

“Hainlerle, DHKP-C ve FETÖ’yle yol yürüyenlerle iş yapanlara halk ‘evet’ demez.” ifadesini kullanan Turan, şöyle konuştu:

“Yüzde 51,5 az, bir Trump yüzde 46-47 oy aldı. Yüzde 52 alan lider hala yok. O yüzden Recep Tayyip Erdoğan millette güveniyor. Millet de Recep Tayyip Erdoğan’a güveniyor. İnşallah uzun yıllar da yolumuza devam edeceğiz. Merkel, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra bugüne kadarki en düşük oyu aldı. Yüzde 31,1’le birinci oldu. Ama 9 puan düşerek birinci oldu. Türkiye’ye bulaşan, bize yan bakan, Recep Tayyip Erdoğan’la gereksiz polemik yapan kim varsa bedel ödüyor.”

Dünyada koalisyon krizlerinin başladığına işaret eden Turan, “Bunun kaç ay daha devam edeceği belli değil. Hollanda’yı biliyorsunuz, neler yaptığını. Hollanda kaç ay oldu hala koalisyon kuramadı, kuramaz da. Eğer böyle küçük hesaplarla, sığ hesaplarla iş yaparlarsa o millet size destek olmayacaktır.” diye konuştu.

Kongreye, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, İl Başkanı Yeşim Karadağ ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile partililer katıldı.

CHP Terörün Sözcüsü Oldu!

Haber Kaynağı; www.yenisafak.com

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP’nin akıl tutulması yaşadığını söyledi. Söylemleri ile halktan yüz bulamayan CHP’nin yüzünü yabancı ülkelere çevirdiğini dile getiren Turan, “Milletin değil terörün sözcülüğünü yapıyorlar. CHP’nin mevcut söylemi tabanın fikrini yansıtmıyor” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan Yeni Şafak’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Son günlerde SİHA açıklamalarıyla kamuoyunun büyük tepkisini çeken CHP’nin akıl tutulması yaşadığını belirten Turan, partinin küçük bir kliğin ele geçtiğini söyledi. CHP, insanımızın güvenliğini ve devletin varlığı söz konusunda fikir üretmeyip sadece çamur atmakla, hakaret etmekle vakit geçirdiğini kaydeden Turan özetle şunları söyledi:

FİKİR ÜRETMİYOR, ÇAMUR ATIYOR

CHP, fikir üretmeyip sadece çamur atmakla, hakaret etmekle vakit geçiriyor. Üstelik, insanımızın güvenliğinin, devletin varlığının söz konusu olduğu durumlarda bunu yapıyor. Milletin sözcülüğünü yapmak yerine adeta terör örgütlerinin sözcülüğüne soyunuyor. CHP’nin bu tavrından seçmeni de rahatsız oluyor. CHP’nin mevcut söylemi, tabanın fikirlerini yansıtmıyor. Tam tersine bu söylem, partiyi ele geçiren küçük bir kliğin söylemidir. CHP, geçmişte Mustafa Kemal’in, İsmet İnönü’nün partisi olmuş olabilir. Ancak gelinen süreçte CHP artık Sezgin Tanrıkulu’nun, Eren Erdem’in, Mahmut Tanal’ın partisi haline gelmiştir.

FETÖ İLE SÖYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE

Hepimiz demokratik devletin bir gereği olarak yargının kararlarına saygı duymak zorundayız. Daha evvel telefonunda ByLock çıktığı için tutuklanan danışman aynı zamanda CHP’nin Elazığ Milletvekili adayı olmuştu. CHP’nin FETÖ’cülere sahip çıktığı ve genel başkanlarının da FETÖ ile adeta söylem birliği içinde bulunduğu bir süreçte de avukatlarının FETÖ’den gözaltına alınması elbette düşündürücü. Ucu nereye varırsa varsın bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi milletimizin bilmesi gerekiyor.

YÜZLERİNİ YABANCI ÜLKELERE ÇEVİRİYORLAR

Almanya’da da yakın zamanda seçimler var. Siz hiçbir Alman partisinin Türkiye’ye gelip seçim stratejisini açıkladığına şahit oldunuz mu? Ama Cumhuriyet’in kurucu partisi olmakla övünen ana muhalefet partisi seçim stratejisini Almanya’dan açıklıyor. Milletten umduklarını bulamayınca yüzlerini yabancı ülkelere çeviriyorlar. Ülkemiz adına acı bir durum.”

HDP ile hareket edecek
16 Nisan referandumu süreci başladığından beri CHP ile HDP’nin ortak hareket ettiğini dile getiren Turan, iki partinin adalet yürüyüşü ve kurultaylarda birlikte pozlar verdiğine dikkat çekti. Turan 2019’da seçim ortaklığı söz konusu olursa hiç kimsenin şaşırmayacağını söyledi. Turan, “CHP, tabanından gelecek tepkiden ürktüğü için HDP ile utangaç bir fotoğraf verse de her iki partinin bir arada hareket ettiklerini artık milletimiz görüyor. CHP, deyim yerindeyse artık HDP’nin bir karikatürüne dönüşmüş durumda. HDP’nin eksik bıraktığı her alanı heyecanla onlar doldurmaya çalışıyor. Söz konusu Tayyip Erdoğan ve AK Parti oldu mu herkesle ittifak edebilecek bir noktaya geldiler” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: Ey CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ayarlarına Geri Dönmelisin

Haber Kaynağı; www.aa.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Ey CHP; birinci vazifen, milli bir muhalefet olmaktır. Birinci vazifen, Mustafa Kemal Atatürk’ün ayarlarına geri dönmelisin. Birinci vazifen, terör örgütlerinin yanında değil karşısında olmaktır.” dedi.

ÇANAKKALE

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Ey CHP; birinci vazifen, milli bir muhalefet olmaktır. Birinci vazifen, Mustafa Kemal Atatürk’ün ayarlarına geri dönmelisin. Birinci vazifen, terör örgütlerinin yanında değil karşısında olmaktır. CHP’nin milli bir duruşa ihtiyacı vardır.” dedi.

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde düzenlenen partisinin İl Danışma Kurulu toplantısına katılan Turan, CHP’nin kuruluş yıl dönümünde Çanakkale İl Başkanlığınca düzenlenen törende, Türk bayrağının unutulduğunu söyledi.

Turan, CHP’nin Çanakkale merkezde kuruluş yıl dönümü için tören düzenlediğini anımsatarak, şöyle konuştu:

“Her resmi törende olduğu gibi belli hazırlıklar yapılmış, konuşma metinleri hazırlanmış. Lakin Türk bayrağı takacaklar Türk bayrağı yok, çelenk koyacaklar çelenk yok. Bir toplantıda Türk bayrağı unutulur mu? Hele ki kuruluş yıl dönümünde. Mesele şu ey Çanakkaleliler; O törende bayrağı unutan CHP değil de AK Parti olsaydı ne olurdu? Hiç düşündünüz mü? Dünyayı başımıza yıkarlardı. Çanakkale meydanda AK Parti toplantı yapacak, bayrak olmayacak, yıkarlardı ortalığı.”

CHP’nin milli bir duruşa ihtiyacı olduğunu belirten Turan, “Ey CHP; birinci vazifen, milli bir muhalefet olmaktır. Birinci vazifen, Mustafa Kemal Atatürk’ün ayarlarına geri dönmelisin. Birinci vazifen, terör örgütlerinin yanında değil karşısında olmaktır. CHP’nin milli bir duruşa ihtiyacı vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Ercan Özçetin

Köprü Çanakkale Tarihinde Bir Dönüm Noktası Olacak

Haber Kaynağı; www.star.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün şehrin tarihinde bir dönüm noktası olacağını belirterek, ‘Çünkü biz o köprüyü yaparken sadece bir ulaşım imkanı olarak görmüyoruz.’ dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, temeli 18 Mart’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından atılan 1915 Çanakkale Köprüsü için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Köprünün, Anadolu yakasında Lapseki’nin Şekerkaya ile Avrupa tarafında Gelibolu’nun Sütlüce mevkisi arasına yapılacağını hatırlatan Turan, dünya çapında proje olarak nitelendirilen tamamlandığında dünyanın en uzun aralıklı köprüsü olacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün, bölgenin kaderini değiştireceğini ifade etti.

Çanakkale Boğazı’nın ilk, Marmara Bölgesi’nin de 5. asma köprüsü olarak hizmet verecek yapının, 3 geliş ve 3 gidiş olmak üzere 6 şeritten oluşacağına işaret eden Turan, “1915 Çanakkale Boğaz Köprüsü, şehrin tarihinde bir dönüm noktası olacak. Çünkü biz o köprüyü yaparken sadece bir ulaşım imkanı olarak görmüyoruz. Kalkım’ın çileği, Biga’nın sanayisi, Bayramiç’in elması, Ezine’nin peyniri, bu bölgede üretilen her türlü ürün, her türlüğü değer ‘çok daha rahat ihraç edilsin’, ‘daha çok büyük şehirlere ulaşabilsin’ diye bir imkan olacak artık. Aslında bu köprü Çanakkale’nin tarımı demek, Çanakkale’nin sanayisi demek, turizmi demek.” ifadelerini kullandı.

“Dedikoduları umursamıyoruz”
“Hava yağmurlu, fırtınalı oluyor gemi kalkmıyor turist gelmiyor. Hava kar oldu poyraz oldu Troia’ya, Assos’a müşteri azalıyor esnaf gözüyle baktığımızda. Ama köprü olduğunda bu tarz sıkıntılar olmayacak” değerlendirmesinde bulunan Turan, şunları aktardı: “Bu köprü dünyanın en uzun köprüsü, hem en estetik köprüsü hem de zamanında başlayıp biten bir köprü olacak inşallah. O nedenle biz Çanakkaleliler olarak köprüyü çok önemsiyoruz. Çanakkale Köprüsü’nü de herhangi bir ulaşım imkanından öte bir anlamı olduğunu düşünüyoruz. Zaman zaman duyuyoruz, köprüye ‘hayır’ diyenler vardı. Şimdi köprünün başladığını görünce, özellikle bayramlarda ve özel günlerde burada trafiğin çok yoğun olduğunu gördüklerinde köprüye ‘hayır’ demekten vazgeçtiler, köprünün yeri değişmiş dedikodularına başladılar. Köprünün ne yeri değişti ne de plan değişti. Biz ne demişsek o. Köprünün yeri de planı da aynı, aynı şekilde devam ediyor.”

“Çanakkale’miz her alanda ciddi büyüme ile karşı karşıya kalacak”

Bülent Turan, köprünün inşaat çalışmalarının yapılacağı Lapseki ve Gelibolu bölgelerindeki işlerin sürdüğünü söyledi.

Sondaj çalışmalarınını tamamlanmak üzere olduğunu kaydeden Turan, şöyle devam etti: “Gelibolu tarafına kurulacak şantiyeler için hazırlıklar tamamlandı. Bunun için inşaat çalışmaları başladı. Lapseki bölümünde de benzer çalışmalar olacak. Ve bu hat bir an önce işe başlayacak. Bu köprü Gelibolu ve Lapseki’nin değil, çıkışlarıyla beraber Çan’ın ve Yenice’nin de köprüsü, Ayvacık’ın, Ezine’nin, Bayramiç’in de köprüsü. Bu bölgenin İstanbul ve Balıkesir hattını canlandıracak bir köprü. Zaten Çanakkale-İzmir ve Çanakkale-Bursa’da ulaşımda bir sıkıntı yok. Esasen İstanbul-Balıkesir hattını rahatlatacak olan büyük bir otoban ile çalışacak bir köprü. Çanakkale içinde bu köprünün çok önemli ve büyük bir katma değer üreteceğini düşünüyorum. Dedikodulara birtakım ithamlara hiç bakmadan yolumuza devam edeceğiz inşallah.”

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, köprü çalışmaları tam anlamıyla daha başlamadan bölgeye olan talepte artışlar yaşandığını dile getirerek, “Arsa fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldi. Aslında bugün yaşanan bu olumlu tablo bizlere yarının habercisi durumunda. İnanıyoruz ki köprünün tamamlanmasıyla Çanakkale’miz her alanda ciddi büyüme ile karşı karşıya kalacak.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: Tanrıkulu’nun Bu Eylemi İlk Defa Değil

Haber Kaynağı; www.aksam.com.tr

Bülent Turan, CHP’li Tanrıkulu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin, ‘Mesele burada cumhuriyet savcısının atacağı adımdan öte CHP’nin yapması gerekenlerdir. Tanrıkulu’nun bu eylemi ilk defa değil, bu yanlışı ilk defa değil.’ dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu hakkında, Twitter’daki “devletin silahlı insansız hava araçlarıyla sivil vatandaşları vurduğu” paylaşımı nedeniyle başlattığı soruşturmaya ilişkin, “Mesele burada cumhuriyet savcısının atacağı adımdan öte Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapması gerekenlerdir. Sezgin Tanrıkulu’nun bu eylemi ilk defa değil, bu yanlışı ilk defa değil.” dedi.
Turan, AA Çanakkale Bürosu’na yaptığı ziyarette Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu hakkında başlattığı soruşturmayı değerlendirdi.
Cumhuriyet savcılığının, devletin güvenliğiyle ilgili yapılan yanlışlardan dolayı adım attığını belirten Turan, “Mesele burada cumhuriyet savcısının atacağı adımdan öte Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapması gerekenlerdir. Sezgin Tanrıkulu’nun bu eylemi ilk defa değil, bu yanlışı ilk defa değil. Çok değişik zamanlarda, çok değişik televizyon kanallarına katılması. Çok değişik zamanlarda aynı şekilde Savcımız Mehmet Kiraz’ı şehit eden örgütün yanında görüntüler vermesi. İlginç zamanlarda terör örgütünün uzantısı televizyon kanallarında konuşması gibi birçok meselede bilinen, mimli olan birisi Sezgin Tanrıkulu.” diye konuştu.
“Mesele, CHP Genel Başkanı’nın buna sessiz kalmış olması”
Asıl meselenin, Sezgin Tanrıkulu’nun yaptığından öte CHP yönetiminin buna sessiz kalmış olması olduğunu vurgulayan Bülent Turan, şöyle devam etti:
“Mesele, CHP Genel Başkanı’nın buna sessiz kalmış olması. AK Parti’de yanlış yapan bir vekil olduğu zaman bununla ilgili anında disiplin müessesesi uygulanır. Anında genel başkan uyarı görevini yapar. Kurumsal duruştur aslolan. Bireysel hatalar yapılabilir ama kurumun ne yaptığı önemlidir. Burada görüyoruz ki Sezgin Tanrıkulu terörle ilgili Türkiye’nin mücadelesini zaafa uğratacak, psikolojisini bozacak ifadeler kullanmasına rağmen, üzerinden bu kadar gün geçmesine rağmen hala ağzını açmayan genel başkanın tavrıdır tartışılması gereken.


 

Bülent Turan’dan CHP’ye ‘MİT’ Tepkisi

Haber Kaynağı;  www.yenisafak.com

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, bir açıklama yapmış. Diyor ki; ‘MİT Cumhurbaşkanı’na bağlandı, Cumhurbaşkanı partili birisi, siyasal iradeye bağlandı, bu yanlış oldu’. Ben de soruyorum, MİT kime bağlıydı düne kadar? Başbakan’ın partisi yok muydu? Bunlar böyle parti yönetiyor işte.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, bir açıklama yapmış. Diyor ki; ‘MİT Cumhurbaşkanı’na bağlandı, Cumhurbaşkanı partili birisi, siyasal iradeye bağlandı, bu yanlış oldu’. Ben de soruyorum, MİT kime bağlıydı düne kadar? Başbakan’ın partisi yok muydu? Bunlar böyle parti yönetiyor işte.” dedi.

AK Parti Gelibolu İlçe Başkanlığı tarafından halk bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programına katılan Turan, burada partililere seslendi.

Bülent Turan, MİT’in Cumhurbaşkanı’na bağlanmasına değinerek, şunları söyledi:

“CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, bir açıklama yapmış. Diyor ki; ‘MİT Cumhurbaşkanı’na bağlandı, Cumhurbaşkanı partili birisi, siyasal iradeye bağlandı, bu yanlış oldu’. Ben de soruyorum, MİT kime bağlıydı düne kadar? Başbakan’ın partisi yok muydu? Bunlar böyle parti yönetiyor işte. Cumhurbaşkanı’na bağlanınca partiye bağlanıyormuş ama MİT 90 yıldır Başbakan’a, yani genel başkana, yani siyasetçiye bağlı, bu sorun değil. Bu sorunlu bir kafa işte.”

“Siyasetçiye güvenmeyen, bürokrata ayar çekmeye asla izin vermeyen bu anlayış, sorunlu bir anlayıştır.” diyen Turan, şöyle devam etti:

“Artık 2019’da Başbakanlık yok, Cumhurbaşkanlığı var. Halkımız seçerse baş tacı, seçmezse yine baş tacı. O yüzden MİT bağlandı, bağlanmadı meselesi komik. Artık yeni sistem uyum yasalarıyla birlikte hayata geçecek. Hangi kurumun kanunu lazımsa o kanunu geçireceğiz. İnşallah Türkiye’nin huzuru, mutluluğu, demokrasinin büyümesi için ekonomimizin büyümesi için gayret edeceğiz.”

‘Yarımadanın ayağa kalkması için gayret edeceğiz’

Bülent Turan, Çanakkale’de nüfusun yarısının köylerde yaşadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Alan başkanlığı sizi ilgilendiriyor. 2 gün önce Kültür ve Turizm Bakanımız ile beraberdik. Alan başkanlığımızdan brifing aldık. Yetkilerini, bütçesini değerlendirdik. Alan başkanlığımızın daha çok turist getirmesi, Çanakkale’nin bunları paylaşması için köylerinizin imarı için ne yapması gerekiyorsa katkı sağlayacağız. Kanunsa kanun, bütçeyse bütçe bulacağız ama yarımadanın ayağa kalkması için gayret edeceğiz. Bütçemizi artırarak köylerimize daha çok hizmet edeceğiz. Biz köylümüzü, köylerimizin yaşanabilir, imar edilebilir duruma gelmesini istiyoruz. Tabii ki şehirlerimizden farklı kültürü var, tabii ki şehirli gibi değil ama insan yaşamının rahat olması için elimizden geleni yapacağız.”

AK Parti Grup Başkanvekili Turan: CHP Adam Akıllı Çıkıp Özür Dilesin

Haber Kaynağı; www.aa.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, şahsi twitter hesabından yayınladığı ve alanda alkol alındığını gösteren fotoğraflarla ilgili, “CHP, top çevireceğine adam akıllı çıkıp özür dilesin.” dedi.

ÇANAKKALE

Çanakkale’nin Yenice ilçesine bağlı Kalkım beldesinde partililerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, burada yaptığı konuşmada, CHP’nin, Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı’nda gerçekleştirdiği “Adalet Kurultayı”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Turan, şahsi twitter hesabından yayınladığı ve alanda alkol alındığını gösteren fotoğraflarla ilgili olarak CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan’ın bunu “iftira” olarak değerlendirdiğini söyledi.

Tezcan’ın bu olayı aynı günün gecesi kabul ettiğini ve söz konusu kişilerin partiden ihraç edileceklerini açıkladığını anlatan Turan, şöyle konuştu:

“Son dönemde hemen her gün CHP’nin bir skandalıyla karşı karşıya geliyoruz. Bu yüzden olaya şaşırmadık. CHP, yalanlarıyla, skandallarıyla gündeme geliyor. Daha iki gün önce ‘Adil Öksüz, 15 Temmuz’dan sonra yurt içinde uçağa binerek yolculuk yapmış.’ diyerek AK Parti’ye saldırdılar. Halbuki biraz daha baksalar söz konusu kişinin başka bir Adil Öksüz olduğunu anlayacaklardı. Ancak AK Parti’ye, hükümete saldırmak için olur olmadık sebep aradıklarından dolayı rezil olacaklarını düşünmediler.”

“Önceki gün CHP’lilerin Çanakkale Şehitliği alanında alkol aldıklarını söyledik.” diyen Turan, “Bizler, kimsenin ne giydiğine ne içtiğine ne yaptığına karışacak değiliz. Ancak oranın bir maneviyatı var. Orada 250 bin şehidimiz var. Anzak’lar bile Anzak gününe geldiklerinde mekanın mahremiyetine uyarak alkol almıyorlar. Ne yazık ki CHP’liler Anzaklar kadar Çanakkale Şehitliği’ne saygı duymadılar.” ifadelerini kullandı.

“CHP’den özür bekliyoruz”
Fotoğraflara bakıldığında olayın 3-5 kişi tarafından yapılmadığının anlaşıldığını belirten Turan, şöyle devam etti:

“Elimizdeki fotoğraflardan da anlıyoruz ki olay parti sözcüsünün söylediği gibi 3-5 kişi tarafından yapılmamış. Tarihi yarımadada adeta toplu bir saygısızlıkla karşı karşıyayız. Kendi hatalarıyla yüzleşmek, bunun sorumluluğuyla millete gerçekleri açıklamak, özür dilemek erdemdir. Yalancılıkla itham edildiğimiz günün akşamında haklı olduğumuz bizzat kendileri tarafından da dile getirildiği için CHP’den özür bekliyoruz. Hem yürüyüşlerinde hem de kurultaylarında ‘hak, hukuk, adalet’ dediler. Madem hakka, hukuka, adalete bu kadar önem veriyorsunuz, o zaman hakkın, adaletin gereğini yerine getirerek bizden özür dileyin. Özür dilemek sizi küçültmez aksine sizi saygın hale getirir. CHP top çevireceğine adam akıllı çıkıp özür dilesin.”

Bülent Turan: CHP Toplantısında Dün Bir Rezalete Şahitlik Ettik

Haber Kaynağı; www.haberturk.com

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP’nin Adalet Kurultayı’nın yapıldığı Kocadere Köyü kamp alanındaki görüntü ve fotoğrafların mekanın manevi kimliğine saygısızlık olduğunu ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, CHP’nin Çanakkale’deki Adalet Kurultayı’nın yapıldığı kamp alanında alkol kullanıldığı iddiasıyla ilgili, “CHP toplantısında dün bir rezalete şahitlik ettik. Burada arkadaşlarımızın bize gönderdiği görüntülerde gördük ki vahim bir tablo var. Şehitlik yok, Alan Başkanlığı yok adeta bir gece kulübü edasında içkiler danslar ve gece görüntüleri var. Kimin ne içtiği bizim işimiz değil ama orası mekan hakkı olan bir yer, mekan hatırası olan bir yer.” dedi.

Turan, partisinin Çan İlçe Başkanlığının 6. Olağan Kongresi öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP’nin Çanakkale’deki Adalet Kurultayı’nın yapıldığı kamp alanında vahim bir tablo çizdiğini söyledi.

Dün Adalet Kurultayı’nın yapıldığı Kocadere Köyü kamp alanındaki görüntü ve fotoğrafların mekanın manevi kimliğine saygısızlık olduğunu ifade eden Turan, “Orası Tarihi Alan Başkanlığına ait bir alan. Şehitliğimiz orada büyük bir alan. İçerisinde cephanelikler, cepheler, camiler, hastaneler olan büyük bir alan. O alan içerisine insan girdiği zaman ayrı bir ruh dünyasına kapılır.” diye konuştu.

Turan, orada Anzak’ların bile törenlerinde şehitlere, kendi ölülerine saygılarından dolayı içki içmediklerini, olağanüstü eğlence yapmadıklarını ve bölgenin manevi kimliğinden ders aldıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Çok vahimdir ki FETÖ haricinde bir gündemi olmayan CHP toplantısında dün bir rezalete şahitlik ettik. Burada arkadaşlarımızın bize gönderdiği görüntülerde gördük ki vahim bir tablo var. Şehitlik yok, Alan Başkanlığı yok adeta bir gece kulübü edasında içkiler danslar ve gece görüntüleri var. Kimin ne içtiği bizim işimiz değil ama orası mekan hakkı olan bir yer, mekan hatırası olan bir yer. Seyit Çavuş’un, Yahya Çavuş’un, Mustafa Kemal’in gazi olduğu yer.”

Vatanseverliği Ülkesini Şikayet Edenlerden Öğrenecek Değiliz

Haber Kaynağı; www.aa.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, “Vatanseverliği, ülkesini dış güçlere şikayet edenlerden, onların sözcülüğünü yapanlardan öğrenecek değiliz.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Gelibolu İlçe Teşkilatının 6’ncı Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Adalet Kurultayı ile ilgili eleştirilerde bulundu.

“Vatanseverliği, ülkesini şikayet edenlerden öğrenecek değiliz.” diyen Turan, Çanakkale’de, daha önce bu topraklara gelmeyen, şehitleri hatırlamayanların misafir edildiğini söyledi.

Söz konusu kişilerin bu topraklarda adalet aradıklarını söylediklerini ifade eden Turan, şöyle konuştu:

“Bunu da kendileri için değil büyük abileri, dış güçler için arıyorlar. Bu ülkeye zarar vermek isteyenler için arıyorlar. Bir de bu yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanımızı vatansever olmamakla suçluyorlar. Milleti için canını vermeye hazır bir lidere söylüyorlar. Bunlar değil mi Türkiye güvenli bir ülke değil, buraya gelmeyin diyenler? Bunlar değil mi yurt dışına mektup yazıp ülkesini şikayet edenler, müdahale edilmesini talep edenler? Vatanseverliği, ülkesini dış güçlere şikayet edenlerden, onların sözcülüğünü yapanlardan öğrenecek değiliz. Önce millete sahip çıkmayı öğreneceksin. Millet için can vermeyi öğreneceksin ve ondan sonra vatanseverliğe laf söyleyeceksin.”

Bülent Turan: Çanakkale’yi Öğreten Millet, Malazgirt Zaferini de Öğretecek

 Haber Kaynağı; www.star.com.tr

Çanakkale’de AK Parti Lapseki 6.Olağan Kongresine katılan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sert sözlerle yüklendi.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Çanakkale’de AK Parti Lapseki 6.Olağan Kongresine katıldı. Kongrede yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert sözlerle yüklendi. Kılıçdaroğlu’na gönderme yapan Turan,”Bu millet adam edicek onları adam” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart törenlerine gelmezken FETÖ’nün avukatlığı için Çanakkale’ye geldiğini ifade eden Turan,”15 yıldan beri AK Parti olarak iktidardayız. Cumhurbaşkanımız her sene aksatmadan 18 Mart törenlerine geldi. Hiç Sayın Kılıçdaroğlu’nun geldiğini duydunuz mu ? Ama şimdi referandumdan sonra çıkan tablo onları daha milli yapmaya daha halkın yanına yaklaştırmaya başladı. Şimdi geldiler Çanakkale’de kurultay yapıyorlar. Noldu ? Sadece İzmir, Ankara, İstanbul vardı ? Bunun bir tane sebebi var. 16 Nisan Referandumu gösterdi ki %50 + 1 halka rağmen mümkün değil. Halk adam edicek sizi adam. %25’i 26 yapamadılar. Ama göreceksiniz daha milli olmaya onlarda başlayacak. Bugün Yasin okuyorlar şehitlerimiz için. Aman ne âla daha çok okusunlar daha çok Çanakkale’ye gelsinler. Bugün Malazgirt Zaferinin yıl dönümü. Onların gündeminde yok. Ama 5-10 sene sonra göreceksiniz Sayın Kılıçdaroğlu Malazgirt’te Alparslan’a Fatiha okuyacak. Bu millet öğretecek onlara. 18 Mart törenlerine gelmeyenlere nasıl ki Şehitliğe gelmeyi öğretti, Fatiha okumayı öğretti, Malazgirt Zaferinide öğretecek” dedi.

Çanakkale’de “Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni”

Haber Kaynağı; www.haberler.com

Çanakkale’ye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından kazandırılan Çanakkale TOBB Sosyal Bilimler Lisesinin açılış töreni ile Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ve Çanakkale Ticaret Borsasının 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz…

Çanakkale’ye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından kazandırılan Çanakkale TOBB Sosyal Bilimler Lisesinin açılış töreni ile Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ve Çanakkale Ticaret Borsasının 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz kazandıran üyelerine ödül töreni, ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezinde gerçekleştirildi.

Törene TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Belediye Başkanvekili Ali Uyanık, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, ÇTSO Başkanı Bülend Engin, ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay, Çanakkale Ticaret Borsası Başkanı Kaya Üzen, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Abdullah Deniz, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, odaya kayıtlı üyeler ve iş adamları katıldı.

ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezindeki ödül töreni öncesi TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Vali Tavlı ve protokol üyelerinin katılımıyla TOBB tarafından Çınarlı köyüne yaptırılan Çanakkale TOBB Sosyal Bilimler Lisesinin açılışı kurdele kesimiyle gerçekleştirildi.

Açılış töreninin ardından 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz kazandıran üyelere ödül törenine geçildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, burada yaptığı konuşmada, metal yorgunluğuna değindi.

” Siyaset bugün var yarın yok. Kalıcı yatırımları vizyon projelerini hep beraber yapacağız” diyen Turan, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanımızın anlattığı metal yorgunluğunun, sadece siyasetçide olmaması lazım. Yorulan STK, bürokrat kim varsa yerini teslim etmesi lazım. Hep beraber ayağa kalkmamız lazım, ben yoruluyorsam o da yorulacak, hep beraber ayağa kalkacağız. Çanakkale’ye borcumuz var, şehitlerimize borcumuz var. Biz daha tabiri caizse çok alt limitlerdeyiz yukarı çıkaracağız. Daha çok işimiz var. Ne kadar çalışırsak çalışalım ne kadar iş yaparsak yapalım bu şehitlere olan borcumuzu ödeyemeyiz.”

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından, ÇTSO ve Ticaret Borsasının, 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz kazandıran üyelerine ödülleri takdim edildi.

AK Partili Turan: Muhtarlarımız, Millet Tarafından Seçilmiş Birer Elçidir

Haber Kaynağı; www.milliyet.com.tr

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Muhtarlarımız, millet tarafından seçilmiş birer elçidir. Onların köylere, belediye başkanlarının ilçelere, bizlerin ise Çanakkale’ye hizmet sorumluluğu var.

Bu toprakları el birliği ile kalkındıracağız.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Çanakkale’deki ziyaretleri kapsamında Ayvacık ilçesinde muhtarlarla bir araya geldi. Muhtarlarla sürekli istişare halinde olduklarını belirten Turan, bu sayede köylerin sorunlarını anbean takip edip, çözüm yolları aradıklarını anlattıOrtak görüşmeler sonrasında ciddi projeler hazırladıklarına işaret eden Turan, şöyle konuştu:

“Muhtarlarımız, millet tarafından seçilmiş birer elçidir. Onların köylere, belediye başkanlarının ilçelere, bizlerin ise Çanakkale’ye hizmet sorumluluğu var. Bu toprakları el birliğiyle kalkındıracağız. Sizlerle beraber istişare yaparak, projeler geliştirerek şehrimize değer katacağız. Hükümetimiz sürecinde muhtarlarımızın haklarında çok ciddi yenilemeler yaptık. Kademeli bir artışla muhtar maaşlarını asgari ücretle eşitledik. En son hayata geçirdiğimiz yenileme ile beraber muhtarlarımız bin 406 lira maaş alıyor. Bununla beraber 613 lira olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri devlet tarafından karşılanacak. Bizlerin tek amacı var. Bu ülkeye değer katan, geliştiren, taş üstüne taş koyan kim varsa alın terinin hakkını vererek onların şartlarını iyileştirmek istiyoruz.”

“DEPREMDEN ZARAR GÖREN EVLERİN YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”

Turan, şubat ayında Ayvacık’ta meydana gelen deprem sonrası zarar gören evlerin yapımına da kısa süre içinde başlanacağını bildirdi.

Deprem nedeniyle başta Yukarıköy olmak üzere çok sayıda köydeki evde hasar meydana geldiğini anımsatan Turan, şöyle devam etti:

“Deprem sonrası AFAD başta olmak üzere belediyelerimiz, valiliğimiz, bakanlığımız ile hızlı bir şekilde müdahale ederek hiçbir hemşehrimizi sokakta bırakmadık. Hemen gerekli erzak ve barınma ihtiyaçlarını karşılayarak konteynerlere yerleştirdik. Depremde krizi millet ve devlet beraber yönetti. O zaman evi zarar gören, kullanılamayacak hale gelen hemşehrilerimize söz vermiştik. Evlerini yeniden inşa edeceğiz diye. Şimdi sözümüzü yerine getiriyoruz. Bayramdan sonra 205 evin yapımına başlanıyor. Hızlı bir şekilde yapımı tamamlanıp teslim edilecek. Yaşanılan deprem üzerinden uzun bir süre siyaset yapmaya kalktılar. ‘Evleri vermeyecekler’ dediler. Bizleri, kendileriyle karıştırdılar. Biz verdiğimiz sözü tutarız. Nasıl ki ilk andan itibaren hiçbir hemşehrimizi mağdur etmediysek, ihtiyaçlarını karşıladıysak şimdide sözümüzü yerine getireceğiz.”

Ziyarete, Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, AK Parti İlçe Başkanı Halil İbrahim Engin, Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürü Levent Yılmaz, il özel idaresi ve il gıda tarım ve hayvancılık müdürlüğünden yetkililer de katıldı.